Protagoras
Protagoras, M.Ö. yaklaşık 490–420 yılları arasında yaşamış olan, Abdera kökenli ünlü bir Yunan sofist ve düşünürdür. Atina ve diğer Yunan şehirlerinde öğretmenlik ve retorik eğitimi veren Protagoras, ücretli bilgin öğretmenliği geleneğinin önde gelen temsilcilerindendi. Kendi eserleri günümüze bütünüyle ulaşmamış olmakla birlikte çağdaşları ve sonraki filozoflar aracılığıyla onun eğitim metotları, retorik ustalığı ve felsefi görüşleri iyi belgelenmiştir. Yaşamına ilişkin ayrıntılar sınırlı olsa da adı çeşitli diyaloglarda, antik biyografilerde ve hukuki tartışmalarda yer alır. Felsefesi özellikle bilgi kuramı ve görelilik anlayışıyla tanınır; ona atfedilen meşhur "İnsan her şeyin ölçüsüdür" sözü epistemolojik bir göreliğe işaret eder. Protagoras, algı ve yargı arasındaki farklara dikkat çekmiş, nesnel bilgi iddialarına karşı şüpheci ve bağlamcı bir yaklaşım sergilemiştir. Tanrıların doğası hakkındaki görüşleri tartışmalı olup, bazı kaynaklarca dinsel konularda agnostik veya eleştirel bir tutum takınmakla suçlanmış ve bunun nedeniyle toplumsal tepkiyle karşılaşmış olabileceği öne sürülmüştür. Eserleri büyük ölçüde parçalı şekilde aktarıldığı için modern araştırma Protagoras’ın düşüncesinin kapsamını ve yorumunu sürekli yeniden değerlendirmektedir. Platón’dan Aristoteles’e ve sonraki epistemoloji tarihine kadar uzanan etkisi, onu Antik Yunan düşünce tarihinde merkezi bir figür kılar; sofist geleneğinin eğitim, retorik ve etik tartışmalarındaki rolünü anlamada temel bir referanstır.
Sözler (31)
"Ey insanlar, günahkar besinlerle bedenlerinizin kutsallığını kirletmeye bir son verin. Ekinlerimiz var, dallarda bütün ağırlıklarıyla sarkan elmalarımız, bağlarda olgun üzümlerimiz var."
"İnsanlar bir araya gelip şehirler kurmak, kendilerini güvenlik şemsiyesi altına almak istemişler, ama siyaset sanatına sahip olmadıklarından birbirlerine kötülük edip dağılmışlar."
"Ah; Ne kadar yanlıştır, etten bedenleri etle beslemek; Açgözlü bir bedeni, başka bir bedeni yiyerek semirtmek; bir canlının yaşamını bir başka canlının ölümüne bağlamak!"
"Yani bir insan çirkin, kısa boylu ya da zayıf diye öfkemize maruz kalmaz. Çünkü bu türden özelliklerin doğuştan geldikleri ve tesadüfi olarak bizde olduğunu biliriz."
"Atlar, koyunlar ve çiftlik hayvanları, çimenlerle beslenir. Ama vahşi ve saldırgan olanlar; aslan, kaplan, kurt ve ayılar yiyeceklerini kanla ıslanmış olarak severler."
"Dünya, sonsuz zenginliği ve cömertliğiyle, bütün ihtiyaçlarınızı fazlasıyla karşılar ve öldürmeye ya da kan dökmeye gerek kalmaksızın size yiyecek verir."
"Eğriliğiyle taninan bir kimse, önüne gelene eğri olduğunu söylemeye kalkıştı mı bilgelik sayilan doğru sözlülük şimdi bir delilik sayılır."
"İnsanların sahip oldukları sanatlar arasında hiçbir şeyin başkalarını eğitmekten daha önemli olduğunu sanmam."
"Eğer bir şeyi başarabilecek durumda değilseniz kaçak bir köle gibi yaşamak, sonunda da yakalanmak aptalcadır."
"İnsanlar kötü bir şeyi bilerek yapmazlar, doğamız gereği iyi şeyleri kötü şeylerden daha üstün görürüz."
"Kendiliğinden gerçek diye bir şey söz konusu olamaz ancak insan için yararlı olan bazı bilgiler vardır."
"Halk gerçeği fark edemez, yapabildiği tek şey yöneticilerin kendilerine söylediklerini tekrarlamaktır."
"Bir insanı gerçekte yaptığı şeyden dolayı değil, onu bir daha yapmaması için cezalandırırız."