François de La Rochefoucauld

François de La Rochefoucauld

1613 - 1680

François de La Rochefoucauld (1613–1680), Fransız soylu bir ailede doğmuş ve 17. yüzyıl Fransız edebiyatının en etkili ahlak yazarlarından biri olarak tanınmıştır. Paris civarında doğan La Rochefoucauld, gençliğinde askeri ve siyasi yaşamın içinde yer aldı; Fronde ayaklanmaları sırasında saray ve siyaset çevrelerinde aktif oldu. Yaşam deneyimleri ve gözlemleri, insan doğası ve toplumsal davranışlar üzerine geliştirdiği keskin ve özlü teşhislerin temelini oluşturdu. Edebi olarak en çok bilinen eseri "Maximes" (Maksimler) olup, insan motivasyonlarının ikiyüzlülük, kendini çıkarcı tutum ve gurur ekseninde nasıl şekillendiğini kısa, aforizmik cümlelerle ortaya koyar. La Rochefoucauld’un üslubu sadelik ve zekâya dayanır; görüşleri hem çağdaşlarını hem de sonraki kuşak düşünür ve yazarları derinden etkilemiştir. Eserleri ahlak felsefesi, psikoloji ve edebiyat eleştirisi disiplinlerinde referans metinler olarak değerlendirilmektedir. Hayatı boyunca anılarını ve gözlemlerini yazıya dökmüş, Fransız edebi klasisizminin önemli bir temsilcisi olarak kabul edilmiştir.

Sözler (64)

"En cömertçe verilen şey öğüttür."

"Eğer başkalarını aşağı görmeseydik başkalarının yüksekten bakmalarından yakınmazdık."

"Düzeltmek istemediğimiz kusurlarımızla övünmeye çalışırız."

"Düşman isterseniz dostlarınızı geçmeye çalışınız. Dost isterseniz, bırakın, dostlarınız sizi geçsin."

"Dünya üzerinde başarılı olabilmek için, başarılı gibi görünmemizi sağlayan her şeyi yaparız."

"Dostların çoğu dostlukta, sofuların çoğu da sofuluktan adamı iğrendirirler."

"Doğal görünmek isteği kadar doğallığa engel olan bir şey yoktur."

"Dine sıkı sıkıya bağlı olmak isteyen çoktur ama alçakgönüllü olmaya kimse yanaşmaz."

Din

"Çapkınlıkta en az bulunan şey aşktır."

"Ciddiyet, zihin eksikliklerini örtmek için icat edilmiş bir tavırdır."

"Büyük kusurlara sahip olmak, ancak büyük adamların imtiyazıdır."

"Bütün tutkular bize suç işlettirir ama, bizi en gülünç hatalara düşüren aşktır."

"Bizi takdir edenleri her zaman severiz ama takdir ettiklerimizi her zaman sevmeyebiliriz."

"Bir zamanlar sevilmeye layık olmuş yaşlı kimseler için en tehlikeli gülünçlük, artık öyle olmadıklarını unutmalarıdır."

"Bir adamın değeri, büyük yetenekleriyle değil, onları nasıl kullandığına bakılarak ölçülmelidir."

"Bazen sevdiğimizin bize yanıldığımızı belirtmesi, bizi aldatmasından daha ağır gelir."

"Başkalarının gururuna dayanamayışımız, kendi gururumuzu incittiği içindir."

"Basit düşünceli adam, yakınındaki her şeyi suçlamaktan zevk alır."

"Az ama dürüst bir zeka, zamanla çok ama sapık bir zekadan daha fazla can sıkar."

"Aşktan tedavi eden birçok ilaç vardır, ama iyileştireceği kesin olanı yoktur."