Albert Camus
1913 - 1960
Albert Camus (7 Kasım 1913 – 4 Ocak 1960), Fransız-Algerien yazar, filozof, deneme ve roman yazarı ile gazeteciydi. Cezayir'in Mondovi (günümüzde Dréan) kentinde doğdu; fakir bir aile ortamında büyüdü ve tüberkülozla mücadele ederek eğitimini sürdürdü. II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi'ne katıldı ve savaş sonrası dönemde Combat gazetesinin editörlüğünü yaptı. Eserlerinde absürdizm, özgürlük, isyan ve insanın varoluşsal koşulları gibi temaları işledi. Camus, romanları ve denemeleriyle edebiyat ve felsefe dünyasında kalıcı bir etki bırakmıştır. Yabancı (L'Étranger), Veba (La Peste) ve Sisifos Söyleni (Le Mythe de Sisyphe) gibi eserleri, felsefi dürtüleri edebi anlatımla harmanlayarak geniş kitlelere ulaştı. 1957'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü; jüri, eserlerinde insan vicdanının aydınlatılmasına yaptığı katkıyı vurguladı. Siyasi duruşu, hem totaliter rejimleri hem de sömürgeciliği eleştiren, karmaşık ve zaman zaman tartışmalı bir yapıdaydı; Cezayir bağımsızlık sürecindeki pozisyonları uzun tartışmalara yol açtı. 1960 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybetti. Bugün Camus, 20. yüzyılın en etkili düşünür-yazarlarından biri olarak anılmaktadır.
Sözler (132)
"Bilirsiniz ki; en zeki insanlar bile yanındakinden bir şişe fazla devirmekten şeref duyarlar."
"Benim uğraşım, kitaplarımı yazmak, insanlarım ve halkım tehdit edildiğinde savaşmaktır. Hepsi bu."
"Ben, yurdumu, adaleti de severek, sevebilmek istiyorum. Kan ve yalan pahasına kazanılmış olduktan sonra her türlü büyüklüğün onda toplanmasını isteyemem."
"Ben umutsuzluğu ve bu dertli dünyayı kabul etmeyerek, insanların birleşmesini ve kötü yazgılarına karşı savaşmalarını istiyordum"
"Basın özgürlüğü belki de özgürlük düşüncesinin giderek aşağılanmasından en çok acı çekmiş özgürlüktür."
"Ateşten ve yiyecekten yoksun bir insan için özgürlük, hiç de acelesi olmayan bir lükstür."
"Aslında zeki bir insan, bunu siz de pek iyi bilirsiniz, haydut olup topluma sadece şiddetle hükmetmenin hayalini kurar. Bu da birtakım romanlarda okuduğumuz kadar kolay olmadığından, genellikle siyase…"
"Akıllı kişilerin en büyük talihsizliği, salakların abuk subukluklarıyla başa çıkmak zorunda olmalarıdır."
"Ahlaka dair ne biliyorsam bunu futbola borçluyum. Çünkü top hiçbir zaman beklediğim köşeden gelmedi."
"Hayat ve ahlak hakkında bildiğim her şeyi futboldan öğrendim.Comptes rendus des débats, Jean Noury, Volume 4, 1965, s. 1578"