Desiderius Erasmus

Desiderius Erasmus

1465 - 1536

Desiderius Erasmus (Roterodamus), 15. yüzyıl sonu ile 16. yüzyıl başlarında Avrupa hümanizminin önde gelen isimlerinden biridir. Muhtemelen 1466 civarında Rotterdam'da doğmuş, Leuven ve Paris başta olmak üzere çeşitli eğitim merkezlerinde öğrenim görmüş ve yaşamının büyük bir bölümünü akademik çalışma, yazışma ve yayın faaliyetlerine ayırmıştır. Latince üslubu, eleştirel metin çalışmaları ve klasik öğrenimin savunuculuğu ile tanınır; başlıca eserleri arasında Moriae Encomium (Deliğin Övgüsü, 1509) ve 1516'da yayımladığı Yunanca Yeni Ahit baskısı (Novum Instrumentum omne) bulunur. Bu yayınlar, kutsal metinlerin filolojik eleştirisi ve kaynakların karşılaştırmalı incelenmesi alanında belirleyici olmuştur. Erasmus, Katolik Kilisesi içinden reform çağrıları yaparken radikal bölünmelere ve şiddete karşı temkinli durmuş; hem reformcuları hem de muhafazakârları eleştiren ılımlı bir hat izlemiştir. Geniş bir entelektüel ağ kurarak Thomas More, Juan Luis Vives ve diğer çağdaşlarıyla yoğun yazışmalar sürdürmüş; eğitim, dilbilim ve etik konularında Avrupalı düşünce hayatını derinden etkilemiştir. 12 Temmuz 1536'da Basel'de ölen Erasmus, hümanist metotları ve metin eleştirisi mirasıyla modern klasik filoloji ve teolojik çalışmalara temel sağlamıştır.

Sözler (34)

"Halk var gücüyle seni ıslıklarken sen kendini alkışlarsan, bunun ne zararı olabilir? İşte kendini alkışlamanı mümkün kılan tek şey deliliktir."

"Taştan putlara veya özenle boyanmış ahşap putlara özlem duyacak kadar budala da değilim. Sersem bir kalın kafalı, Muavininin alaşağı edip yerine geçiverdiği müdürün durumuna düşeriz biz tanrılar da o …"

"Savaş söz konusu olduğunda hiçbir masraftan ve zahmetten kaçınmazlar. Hiçbir şey önemli değildir onlar için. İster hukuk, ister din, isterse barış çiğnensin, hatta insanlık batsın, umurlarında olmaz."

"Öyle ya, bir milleti idare etmek işini üzerine almış bir insan, bütün hayatını toplumun çıkarlarına adamak için kendi çıkarlarından vazgeçmiş demektir. O hep milletinin mutluluğuyla ilgilenir."

"İnsanın her şeyi iyi tanımasını engelleyen iki şey vardır: biri vicdanın önüne perde çeken utanma, öteki de kendisine tehlikeyi gösterip büyük işlemlere girişmekten yüz çevirten korku."

"Mademki hayat adamlarıyla dindarlar birbirine bu kadar zıt hareket ederler, o halde birbirlerine deli gözüyle bakmaları da doğaldır. Bence bu unvana en yakın olanlar dindarlardır."

"Türkler ve yeryüzünün dörtte üçünü kapsayan sayısız barbarlar, doğru dine girmiş olmakla övünürler. Boş inanç sahibi alçaklar saydıkları Hristiyanlara tepeden bakarlar."

"Mutluluğa rağmen, krallar bana çok mutsuz görünür, çünkü kendilerine gerçeği söyleyecek tek kişi yoktur, dost yerine asalaklara mecburdur."

"Tanrı Adonis'in Suriye çayırlarında çiriş otu toplarken bir yaban domuzu tarafından öldürüldüğü mitolojide yer alır."

"Her zaman gerçeği olduğu gibi söylemek zorunluluğu yoktur. Önemli olan, gerçeğin açıklanış biçimidir."

"Paylaşılmayan mutluluk mutluluk mudur, insan bir başına mutlu olabilir mi, tadını çıkarabilir mi?"

"Bilge olmak, aklı rehber olarak almaktır; deli olmak ise kendini tutkuların akışına bırakmaktır."

"Din bir tür deliliktir. Çünkü gerçek inanç hiçbir zaman akla dayanmaz, imana dayanır."

"Ne zararı var, bütün halk sana karşı ıslık çalsa sen sadece güvenle kendini alkışlasan."

"İtiraf edin ki, güzel, hoş olarak yaptığınız ne varsa, hepsini bu deliliğe borçlusunuz."

"Kendimi tarif etmek, kendime sınır çizmek olur; Yeteneğimin ise asla sınırı yoktur."

"Ben bir dünya vatandaşıyım, herkese ama herkese bir yabancı olarak bilinirim."

"Ben bir özgürlük severim. Bir kesime hizmet etmeyeceğim ve edemem."

"Savaş insanlara değil, insanlıkla ilgisi olmayan canavarlara yakışır."

"İnsanlar kendilerini bilgeliğe verdikçe mutluluktan uzaklaşırlar."