Heraklitos

Heraklitos

Heraklitos, M.Ö. altıncı-yedinci yüzyılın sonları ile beşinci yüzyılın başlarında Ephesos'ta yaşamış olan Pre-Sokratik bir filozoftur. Hayatı hakkında bilgiler büyük ölçüde efsanevi ve parçalıdır; birikebilen kaynaklar onun elit bir aileden geldiğini, yalnız ve ketum bir karaktere sahip olduğunu aktarır. Kendi zamanında yazdığı düşünülen ve şimdi yalnızca alıntılar ve fragmanlar halinde kalan eseri (“Doğa Üzerine” ya da benzeri başlıklarla anılan) aracılığıyla tanınır. Felsefesinin merkezinde değişim doktrini ve ‘logos’ kavramı vardır: “her şey akar” (panta rhei) şeklinde özetlenen görüşü, gerçekliğin sabit değil sürekli bir süreç olduğunu savunur. Karşıtların birlikteliği, değişimin zorunluluğu ve akılcı düzen anlayışı Heraklitos’un öğretilerinin temel taşlarını oluşturur. Üslubu aforizmik ve kasıtlı olarak muğlak olup, bu nedenle sonraki dönemlerde “anlaşılması güç” bir düşünür olarak anılmıştır. Mirası stoacılık da dahil olmak üzere Helenistik ve daha sonraki felsefi akımlar üzerinde belirgin etkiler bırakmıştır. Öğretilerinin büyük bölümü doğrudan ona ait olmayan sonraki derlemelerle günümüze gelmiş olduğundan, yorum ve kaynak çeşitliliği Heraklitos’un orijinal düşüncesinin tam olarak yeniden inşa edilmesini zorlaştırır; buna rağmen tarihsel felsefe literatüründe merkezi bir figür olarak kabul edilir.

Sözler (35)

"Niye beni Şuraya buraya çekiştirip duruyorsunuz kara cahiller? Sizin için yazmadım ben, beni anlayabilenler için yazdım. Bir insan benim için yüz bin insan değerindedir; güruhsa, hiç."

"Ölümden sonra size ne olacağını düşündüğünüzde, doğumdan önce size ne olduğu üzerine de düşünün. Bir yere gitmeyi planlıyorsanız, zaten bir yerden gelmişsinizdir."

"Bütününün kendisi olan bu kozmosu ne bir tanrı, ne de bir insan meydana getirmiştir. O, daima belli ölçülere göre yanan, belli ölçülere göre sönen ezeli ve ebedi ateştir."

"Her şey akar hiçbir şey kalıcı değildir o yüzden aynı dereceye iki kez girmek mümkün değildir; çünkü dereceye bir kez daha girdiğimde hem ben hem de dere değişmiştir."

"Hep meşgulsen, hiç müsait olamazsın. Hep zamanının olmadığını söylersen, hiç zamanın olamaz. Hep “yarın yapacağım” dersen, yarın hiç gelmez."

"Karşılarındaki tanrı heykellerine yakarıyorlar, konuşur gibi duvarlarıyla evlerin. Ne tanrılar ne de kahramanlar hakkında bir şey bildikleri var."

Din

"Mutluluk bedensel hazlardan kaynaklanmış olsaydı, öküzler yemek için burçak bulduklarında, onlara mutlu varlıklar derdik."

"Geceleyin gözün ışığı söndüğünde, insan bir kandil yakar kendine; yaşarken ölüye dokunur uykusunda; uyanikken uyuyana."

"Garip ama gerçek. Bize değer verenleri ağlatır, vermeyenler için ağlarız. Bizim için hiç ağlamayacaklara değer veririz."

"Savaş her şeyin babası ve kralıdır; kimini tanrı, kimini insan olarak çıkarır; kimini köle, kimini özgür kılar."

"Sağlıklı düşünmek en büyük haslettir ve akıllı olmak doğru söylemekten, tabiatın kurallarına uymaktan geçer."

"Aynı şeydir; canlı ve ölü, uyanık ve uyuyan, genç ve yaşlı. Çünkü öncekiler sonrakiler olur, sonrakiler önceki."

"Ölçülü olmak en büyük erdemdir. Bilgelik doğaya kulak vererek hakikati söylemek ve doğru olanı yapmaktır."

"Kendinizi başkasına anlatmayın, sizi sevenin buna ihtiyacı yoktur. Sevmeyen de inanmayacaktır zaten."

"Ne şaşırıyorsunuz bre reziller! Yoksa oyun oynamak sizinle devlet yönetmekten daha iyi değil mi?"

"Gözler ve kulaklar, onların dilinden anlayacak vicdanda olmayan insanlar için, kötü tanıklardır."

"Çoğunluk kavramaz karşılaştığı şeyleri. Ne de anlar öğretildiği zaman. Yalnızca öyle gözükür."

"İnsanların çoğu uyanıkken de tıpkı uyurkenki gibi ne yaptıklarının farkında olmadan yaşar."

"Aynı nehirde iki kez yıkanamazsınız, çünkü sonradan akan şu ilk akan sudan farklıdır."

"Görülmeyen uyum, görünenden daha iyidir."