Ahmet Altan
1950 - günümüz
Ahmet Altan (d. 1950-04-02), çağdaş Türk edebiyatı ve gazeteciliğinin önde gelen isimlerinden biridir. İstanbul doğumlu olan Altan, edebiyat ve felsefe altyapısıyla dikkat çeken yazınsal üretimiyle tanınır. Uzun yıllar gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmış, edebiyat ve siyaset üzerine denemeler, hikâye ve romanlar kaleme almıştır. Yazıları tartışma yaratacak cesur gözlemleri, karakter odaklı anlatım ve dilin ustaca kullanımıyla bilinir. Ayrıca yayıncılık alanında da aktif rol oynamış ve çağdaş Türk basınında etkili figürlerden biri olmuştur. Kariyeri boyunca edebiyat ile kamuoyu arasındaki ilişkileri sorgulayan çalışmaları ulusal ve uluslararası ölçekte ilgi görmüştür. 2016 sonrası Türkiye'de yaşanan siyasi süreçler nedeniyle hukuki sorunlar ve tutukluluk dönemleri yaşamış; bu süreç, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü tartışmalarının odağı haline gelmiştir. Serbest olduğu dönemlerde yazmaya ve tartışmaya devam etmiş; eserleri Türkçe okur kitlesi dışında çevirilerle geniş bir okuyucuya ulaşmıştır. Toplumsal ve bireysel hafıza, kimlik ve güç ilişkileri üretiminin süreklilik gösteren temalarındandır.
Sözler (9)
"Ben, yirmi yıla kadar bildiğimiz türde okulun yeryüzünde kalmayacağına, bilgisayarlar sayesinde çok başka eğitim biçimlerinin ortaya çıkacağına inanıyorum.http://www.taraf.com.tr/yazilar/ahmet-altan/4…"
"Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığımdan yalnızım ben."
"Tanrı kadınlara geçmişi ve geleceği, erkeklere ise yaşadığı günü armağan etti. Kadınlar geniş bir zamana yayıldıkları için huzursuz, erkekler daracık bir zamana sıkıştıkları için anlayışsız olurlar."
"Ölümü bile ikinci sıraya düşüren bir durumdur aşk.[http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/ShowNew.aspx?id=3456866 hurriyet.com.tr]"
"Bakın, bir sistem “slogan attı, şaka yaptı” diye çocukları mahkemelere doldurmaya başladığında artık o sistemin sonu gelmiş demektir.Bu saçmalıkların, bu manasız baskıların, bu gereksiz yasakların, bu…"
"Türkiye’nin en karanlık, en ürkütücü, en yasadışı örgütü hangisidir derseniz, “devlet” derim."
"Doğarsın, hayatının bazı kısımlarını inşa etme özgürlüğün vardır. Ama ölümde seçme özgürlüğü yok. Yapılacak tek şey, yaşayacağın zamana mümkün olduğunca mana yükleyebilmek."
"Çocukken, kendime ait küçücük bir denizaltım olmasını isterdim, binip derinlere, kalabalıklardan uzaklara gidebileceğim, beni insanlardan ve hayattan saklayacak, zırhıyla beni kucaklayıp koruyacak bir…"