Abdullah Cevdet
1869 - 1932
Abdullah Cevdet (1869–1932), Osmanlı İmparatorluğu son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş yıllarında etkili olan hekim, yazar ve entelektüeldir. Tıp eğitimi almış bir uzman olarak hem hekimlik hem de düşünsel faaliyetlerle uğraşmış; dergilerde makaleler yayımlamış, çeviriler yapmış ve dönemin entelektüel tartışmalarına aktif katkıda bulunmuştur. Batı felsefesi, pozitivizm ve Darwinci fikirlerden etkilenen Cevdet, geleneksel dinî yaklaşımlara eleştirel bir tutum takınmış ve toplumda bilimsel düşüncenin yaygınlaşmasını savunmuştur. Edebî ve fikirsel üretimleri aracılığıyla modernleşme, laiklik ve bilimsel düşünce tartışmalarına önemli katkılarda bulunmuştur. Makalelerinde akıl, bilim ve toplumsal ilerleme temalarını işlemiş; yeni kuşak entelektüeller üzerinde iz bırakmıştır. Hem Osmanlı hem de erken Cumhuriyet dönemi entelektüel yaşamının kesişim noktalarında yer alan Abdullah Cevdet, fikirleri nedeniyle zaman zaman tartışma ve eleştirilerin odağında olmuştur; mirası, Türkiye’nin modernleşme sürecine ilişkin çalışmalar ve fikir tarihçisi araştırmaları açısından hâlen önem taşımaktadır.
Sözler (2)
"Vatandaşlar! Türkiye Türkiyelilerindir. Türkiye vatandaşları kat’iyyen aynı hukuk ve hürriyete mâliktir.Şükrühanioğlu, Siyasal Düşünür Olarak Doktor Abdullah Cevdet ve Dönemi. İstanbul: Üçdal Neşriyat…"
"Akl-ı Selim, kutsi bir isyandır ve bunu gönüllerde gezdirmek aşkının ateşi hiçbir zaman söndürülemeyecektir. Promethe, Kafkas Dağları’nda değil, gönül dağlarındadır ve zincirlerini kırmıştır. Mabudumu…"