Phil Zuckerman
1969 - günümüz
Phil Zuckerman, Amerikan sosyolog ve din sosyolojisi alanında uzman bir akademisyendir. Pitzer College'de sosyoloji profesörü olarak görev yapmış ve seküler toplumlar, dinsizlik, laiklik ile toplumsal mutluluk ilişkileri üzerine yoğunlaşmış çalışmalar yürütmüştür. Akademik kariyeri boyunca özellikle İskandinavya örnekleri üzerinden yaptığı karşılaştırmalı etnografik araştırmalarla; dinin toplumdaki çekirdeği, bireysel inanç düzeyleri ve sosyal refah arasındaki bağlantıları incelemiştir. Zuckerman, hem akademik hem de popüler düzeyde önemli eserler üretmiştir; başlıca kitapları arasında Society without God: What the Least Religious Nations Can Tell Us About Contentment (2008) ve Living the Secular Life: New Answers to Old Questions (2014) yer alır. Makaleleri, denemeleri ve kamuya yönelik yorumlarıyla sekülerliğin toplumsal etkileri konusunda geniş kitlelere ulaşmış; gazeteler, dergiler ve televizyon programlarında düzenli olarak görüş bildirmiştir. Öğretim ve araştırma etkinlikleri, dinsizlik ve sekülerleşme çalışmalarının hem akademik literatürde hem de kamu tartışmalarında daha sistematik ele alınmasına katkı sağlamıştır.
Sözler (15)
"Pek çok mürted bana açıkladığı gibi, ahlak kesinlikle iman sınırlarının ötesinde mümkündür. İnsanlar Tanrı olmadan iyi olabilir mi? Ahlaki bir yönelim, dini bağlamın dışında sürdürülebilir ve geliştir…"
"İnsanlar acı karşısında teselliye ihtiyaç duyuyor; çoğu insan ayrıca ölümden sonra da yaşamın devam ettiğine, görünmez bir varlık tarafından sevildiklerine inanmak istiyor."
"Dinler yavaşça yok olurken erkekler ve kadınlar seküler anlayışa göre yaşamaya ve hümanist değerleri benimsemeye başladılar. Bu kişilerin sayısı günden güne artıyor."
"Başkalarına size davranılmasını istediğiniz gibi davranmak. Bu eski, evrensel bir etik zorunluluktur. Ve doğaüstü inanışlar gerektirmez."
"Nasıl oluyor da milyonlarca insan ona hayatlarını adıyorlar ve nihayetinde irrasyonel olan bir şey için ölüyorlar bile."
"Bizler farkına bile varmadan toplumun yerleşik normları hayatımızı şekillendirmekte adeta bir kalıba sokmaktadır."
"Seküler Laik insanlar ölümden sonraki hayata inanmazlar, daha çok ölümden önce yaşama inanırlar."
"İnsanın başına kötü olaylar geldiğinde herkes ateizme yöneliyor olsaydı, hepimiz ateist olurduk."
"Yerküre çapında insanlar zihinlerinde ve kalplerindeki dinsel inanışları terk etmeye başladılar."
"Sıra dini incelemeye geldiğinde sosyolojinin vereceği yanıtlar çevresel dinamiklerle ilgilidir."