Sedef Kabaş

Sedef Kabaş

1968 - günümüz

Sedef Kabaş, Türkiye'de gazetecilik ve televizyon yorumculuğu yapan tanınmış bir yazardır. Uzun yıllardır çeşitli gazete, dergi ve televizyon platformlarında köşe yazıları, röportajlar ve program yorumlarıyla yer almış; siyaset, güncel olaylar ve toplumsal konular üzerine analitik yorumlar üretmiştir. Mesleki yaşamında hem yazılı hem görsel medyada etkin rol alarak geniş bir okur ve izleyici kitlesi edinmiştir. Kabaş, yayıncılık ve ifade özgürlüğü ekseninde öne çıkan vakalara karışmış; özellikle siyasi içerikli beyanları dolayısıyla yargı süreçleriyle gündeme gelmiştir. Bu dava ve süreçler, Türkiye'de basın özgürlüğü ve hukuki uygulamalar konusundaki ulusal ve uluslararası tartışmalarda sıkça anılan örneklerden biri haline gelmiştir. Mesleki etkinliği, eleştirel yayımları ve kamuoyundaki görünürlüğü nedeniyle hem destek hem de tartışma odağı olmuştur; çalışmalarını ve görüşlerini medya kanalları ve yazılı eserler aracılığıyla sürdürmektedir.

Sözler (24)

"Aslında bütün sorunların odak noktasında kadınlar ve erkekler kurban olarak birlikte varlar. Çünkü biz kadın ve erkek olarak bir toplumun içine doğuyoruz o toplumda egemen olan kültür ideolojik kalıpl…"

"Parasal değerler üzerine, maddi değerler üzerine kurulmuş insan ilişkileri çok fazla Türkiye'de. Bence bu çok yakıcı bir sorun. İnsan kendi varlığı, düşünceleri, zenginlikleri, üzerine kurmadığı hiçbi…"

"Kimseye ne yapılması gerektiğini söyleyemem. Herkes kendi doğrusuna kendi karar verir. Kimseye cesur olmanız gerekiyor diyerek cesaret veremezsiniz. Ben sadece kendi sorumluluklarım çerçevesinde bunu …"

"Ben ahlaksızlık yaparak ya da kuralların dışına taşarak bir başarı kazanmışsam onu bir başarı olarak algılamam, onu kendi açımdan bir yenilgi olarak algılarım."

"Toplumlar hakkını, hukukunu, özgürlüğünü kaybettiğinde bunun kıymetini daha iyi anlayıp, yeri geldiğinde bunun için savaş vermeye başlıyor."

"Türkiye freni patlamış, uçuruma sürüklenen yolcu dolu bir otobüs misali. Birileri hala “en iyi kaptan bizim kaptan” diye içeride tempo tutuyor!"

"Gün gelecek IŞİD'e “bir grup öfkeli genç” diyen IŞİD'e tırlarla silah gönderen bu hainleri hastanelerimizde tedavi ettirenler yargılanacak!"

"Televizyon yalnızca eğlenme aracı değildir, kamu görevi vardır. Kamuyu aydınlatmak, eğitmek başlıca görevidir, eğlendirme sonradan gelir."

"Bir kadın, bir erkekle eşit konuma gelebilmek için erkeklerden daha çok çalışmak, daha büyük bedeller ödemek zorunda kalmıştır."

"Korkmuyorum, korkmuyoruz; hırsızlar, yolsuzluk yapanlar, rüşvet alıp verenler, yalancılar, riyakarlar, hukuku çiğneyenler korksun!"

"Altını çiziyorum. Eğer bir yerde gerçek varsa, bir yerde şeffaflık varsa, dürüstlük varsa, etik varsa orada etkili iletişim vardır."

"Bir insanın kendini tanıması galiba şöyle oluyor; yaşadığı olaylar ve durumlar karşısındaki davranışlarıdır o insanı tanıtan."

"Gerekenleri söylemiyorsan, hatta yalan söylüyorsan belki para kazanırsın ama insanlığını yitirirsin."

"Erken yaşlarda eğitimin önemini bizim henüz ne toplumumuz ne de devletimiz kavrayabildi."

"Zaten eleştirmek, eleştirilmek sağlıklı demokratik tartışma ortamlarının gereği değil midir?"

"Sözler sadece sözlerden ibaret değildir, gerçekleri algılama biçiminizi yönetir."

"Bizim romanlarımız, filmlerimiz her şeyimiz kadını aşağılayan şekilde."

"Kötülere meydan okumanın en zarif hali gülümsemektir."

"Bir ülkenin ulusal kimliği anadilidir ve biz onu kaybettik."

"Gerçekleri söyleyemiyorsan gazeteciliği bırakacaksın."