Aziz Nesin

Aziz Nesin

1915 - 1995

Aziz Nesin (doğum adıyla Mehmet Nusret; 1915-12-20 – 1995-07-06) Türk edebiyatının önde gelen mizah yazarlarından, oyun ve roman üreticilerinden biridir. Edebi yaşamına mizah ve taşlama geleneği içinde başlayan Nesin, kısa öykü, roman, oyun, makale ve çeviri alanlarında üretken bir kariyer sürdü. Toplumsal eleştiri ve hiciv ağırlıklı diliyle geniş halk kitlelerine ulaşan eserleri, siyaset, bürokrasi ve ikiyüzlülük gibi temaları ironik bir üslupla işlemektedir. "Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz", "Zübük" gibi yapıtları ve çeşitli mizah dergilerinde yürüttüğü çalışmalarıyla tanındı. Nesin, yayıncılık ve fikir hayatındaki etkinliğiyle de dikkat çekti; dönem dönem sansür ve yargı süreçleriyle karşılaştı, eleştirileri ve mizahi dili nedeniyle tartışmaların odağı oldu. Ayrıca eğitim ve kültür alanında sivil toplum çalışmalarına katkıda bulundu; Nesin Vakfı aracılığıyla çocukların eğitimi ve kültürel projelere destek verdi. Türk edebiyatında kendine özgü bir yer tutan Nesin, hiciv geleneğini modern toplumsal meselelerle buluşturarak kuşaklar boyunca okunmaya ve tartışılmaya devam eden bir miras bıraktı.

Sözler (66)

"Doktorlar anlamadı ama, ben hastayım. Hastalığımı biliyorum: Umutsuzluk , kırgınlık... Ruh çöküntüsü içinde gittikçe kendimden ayrılıp başka bir insan oluyorum."

"Hepimize attığı kazıkların bir ucu gök kubbesine, bir ucu yerin yedi kat dibine varmış. Şimdi biz yediğimiz kazıklar çıkar mı diyerek bile bile bir yalana daha göz yumuyoruz. Kazıklandıkça, insanın ya…"

"Bu devir namussuz devri. Kimse doğruluk üzerine iş görmüyor. Doğru adamı hiçbir işin başına geçirmiyorlar."

"Biz böyleyiz, bizden ne köy olur ne kasaba... Böyle gelmiş, böyle gideriz. Lanetlendik mi, beddua mı aldık nedir? Çilemizdir çekeceğiz..."

"Göz ve ışık, ancak görmesini isteyen ve bilenlerin işine yarar.Aziz Nesin, Bir Tutam Aydınlık, s. 9"

"İnanmak inananların nasıl hakkıysa, inanmamak da inanmayanların hakkıdır."

"Türkiye hasta! Ahlaken hasta, düşünce olarak hasta, eylem olarak hasta! Gerçekten hasta!"

"Yaşamıyorum, yazıyorum; çünkü yaşamak benim için yazmaktır."

"Bazen insan öyle özlenir ki; özlenen bilse yokluğundan utanır.."

"Kapitalist ülkelerde tüccarların, sosyalist ülkelerde de yazarların durumları çok iyidir. Yani işini bilen bir insan, sosyalist ülkedeyse yazar, kapitalist ülkedeyse tüccar olmalıdır."

"Her zorba herkesten her istediğini alabilir, ama yaşayan günlerini alamaz."

"Mustafa Kemal Türkiyesi; yabancılardan on para borç almadan, sömürgenlerden yardım dilenmeden, demiryollarıyla, endüstrisiyle, her şeyiyle kurulmuştur."

"Eleştirinin amacı eleştiri değil, doğruyu bulmaktır."

"Korkudan korkan insanların kendilerine güveni kalmaz. Köleleşirler, uşaklaşırlar ve üstelik kendilerini özgür ve efendi de sanırlar."

"Korkunun ana kaynağı sermayedir. Kapitalizm, her zaman ve her yerde korku üretecektir. Çünkü, sermaye korkaktır ve korkan hep korkutmak zorundadır."

"Türkiye'de bolluğun olduğu yalandır. Türkiye'de herkes yeterince et yiyebilseydi, hiç kimseye et yetmezdi; herkes yeterince süt içseydi kimseye süt yetmezdi."

"Türkiye gibi bozuk düzenli toplumlarda insanların sevdikleri işi yapabilmeleri, hele yoksul kökenli olanlar için, çok seyrek görülebilen şanstır."

"Laik bir devlette en laik olması gereken kurum eğitimdir."

"Bir insanın, başka birinin yalan söylediğine inanması için, kendisinin öyle bir yalanı söyleyebilir olması gerekir."

"Evet, Kenan Evren tarihe kötü yönetimiyle geçecektir; geçecek değil, geçmiştir bile.."