Arthur Schopenhauer
1788 - 1860
Arthur Schopenhauer (1788-1860), Alman filozof ve 19. yüzyılın önde gelen düşünürlerinden biridir. 22 Şubat 1788'de Danzig (günümüzde Gdańsk, Polonya) yakınlarındaki Weimar Bölgesi'nde doğdu. Berlin ve Göttingen'de hukuk ve felsefe eğitimi aldı; Kant'ın eleştirici felsefesinden etkilenerek kendi metafizik kuramını geliştirdi. En önemli eseri Die Welt als Wille und Vorstellung (Dünya İsteme ve Tasarımlanma Olarak) 1818'de yayımlandı ve daha sonra 1844'te genişletildi. Schopenhauer'ın felsefesinde 'irade' evrenin temel gerçekliği olarak görülür; fenomenal dünyanın arkasındaki şey iradedir ve insan acısının temel kaynağı olarak değerlendirilir. Schopenhauer, estetik, etik ve metafizik alanlarına katkıda bulunmuştur; sanat ve estetik deneyimi iradenin baskısından geçici bir kurtuluş yolu olarak görmüştür. 1851'de yayımlanan Parerga und Paralipomena adlı deneme külliyatı sonraları kendisinin daha geniş kitlelerce tanınmasını sağladı. Düşünceleri Friedrich Nietzsche, Richard Wagner, Sigmund Freud ve pek çok edebiyatçı ile bilim insanını etkilemiştir. Hayatı boyunca münzevi ve eleştirel bir duruş sergilemiş, hayvan hakları savunuculuğuna dair erken yaklaşımlar göstermiştir. Arthur Schopenhauer 21 Eylül 1860'da öldü ve çağdaş Batı düşüncesi üzerindeki etkisi günümüze dek sürmüştür.
Sözler (193)
"Ne sevgiye ne de nefrete yol açmamak dünya bilgeliğinin yarısıdır: hiçbir şey söylememek ve hiçbir şeye inanmamak da öteki yarısı."
"Nasıl ki dişi karınca birleşmeden sonra üreme amaçları için artık lüzumsuz, hatta tehlikeli hale gelmiş olan kanatlarını kaybeder, bir kadın da bir veya iki çocuk doğurduktan sonra güzelliğini büyük b…"
"Nasıl ki bir ülkenin barışı ve refahı için gerektiğinde silahlanması ahlakla çelişmiyorsa, aynı şekilde, insanların gerektiğinde yalana başvurmaları ahlakla çelişmemektedir."
"Nasıl gemide giderken ilerlememiz kıyıdaki nesnelerin geri çekilmesiyle, dolayısıyla da küçülmesiyle kendini belli ediyorsa, ihtiyarlamamız da büyük yaşlardaki insanların bize genç görünmeleriyle kend…"
"Nadiren karşılaşılan istisnalar dışında bütün kadınlar savurganlığa meyyaldir, dolayısıyla mevcut her servet onların ahmaklığından korunmalıdır; bu serveti kendilerinin kazandığı ender durumlar hariç …"
"Mutluluk diye bir şey yoktur. Mutluluk ya geçmişte ya da gelecektedir. Ama ben şimdiyi yaşıyorum."
"Münferit hiçbir şeyin ebedi olması tasarlanmamıştır; önünde sonunda ölüm tarafından yutulur."
"Krallar taçlarını ve asalarını geride bıraktılar, kahramanlar da silahlarını. Ama aralarındaki, görkemlilikleri dışlarına taşan, bunu dışarıdaki şeylerden almayan büyük insanlar, büyüklüklerini yanlar…"
"Kötü insanların içlerindeki kötülük, bir yılanın zehirli dişlerinin ve zehir torbasının ona doğuştan verili olması gibidir. Kötülük insana doğuştan verilmiştir."
"Kısa süre sonra kurtların bedenimi yiyeceği düşüncesine dayanabiliyorum, ama felsefe profesörlerinin benim felsefemi kemirdikleri düşüncesi ürpermeme neden oluyor."
"Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı."