Antonio Gramsci
1891 - 1937
Antonio Gramsci (1891-1937), İtalya doğumlu marksist düşünür, gazeteci ve siyasetçidir. 22 Ocak 1891'de Sardinya'nın Ales kentinde doğan Gramsci, Torino Üniversitesi'nde eğitim gördü ve Birinci Dünya Savaşı sonrası İtalya'daki radikal sol hareketlerin önemli figürlerinden biri haline geldi. 1921'de İtalya Komünist Partisi'nin kuruluşuna katkıda bulundu ve kültür, eğitim ile siyaset arasındaki ilişkileri analiz eden yazıları ve editörlüğünü yaptığı yayınlarla öne çıktı. Gramsci, özellikle "hegemonya" kavramını geliştirerek egemen sınıfların rızasını nasıl ürettiklerini ve sivil toplumun politik mücadeledeki rolünü gösterdi; entelektüellerin işlevine dair geliştirdiği ayrımlar, kültürel çalışmalar ve eleştirel kuram üzerinde uzun süreli etki bıraktı. 1926'da Mussolini rejimi tarafından tutuklanan Gramsci, cezaevinde geçirdiği yıllarda "Zindan Notları" (Prison Notebooks) olarak bilinen kapsamlı metinleri kaleme aldı; bu çalışmalar Marksist teoriye dil, eğitim ve ideoloji üzerine yeni açılımlar kazandırdı. Zindandaki ağır sağlık sorunları nedeniyle 1937'de serbest bırakıldı ve aynı yıl 27 Nisan 1937'de Roma'da hayatını kaybetti. Gramsci'nin fikirleri 20. yüzyılın ikinci yarısında sosyal bilimler, siyaset ve kültürel analiz alanlarında geniş yankılar bulmuş; hem akademik çevrelerde hem de siyasi pratikte kalıcı bir miras bırakmıştır.
Sözler (16)
"Bu öğretiye göre, dinin temeli olan Tanrı da, nesnel olarak bizim dışımızda bir varlığa sahip değildir, zihnin bir yaratığıdır. (Hapishane Defterleri, Antonio Gramsci)"
"Kayıtsızlardan nefret ediyorum. Frederich Hebbel gibi, yaşamanın taraf tutmak olduğuna inanıyorum. Kimse, toplumun dışında yalnızca insan olarak var olamaz. Gerçekten yaşamak yurttaş olmaktır, iştirak…"
"Sevgili annem, gerçekten şimdi seni sıkı sıkı sarmak isterdim, benim seni ne kadar sevdiğimi hissedesin, sana verdiğim bu acıyı teselli etmeyi ne kadar istediğimi anlayasın isterdim. Ama yapamıyorum. …"
"Ben her gün kendimle hesaplaşmak ve her gün kendimi yenilemek istiyorum. Hiçbir gün dinlenmeye ayrılmaz. Hayatın yoğunluğundan sarhoş düştüğümde veya yeniden zindelik kazanmak için hayvaniliğe dalıver…"
"Bu şehirde pencere kenarında oturup dışarıda mücadele eden ve kendilerini paralayan azınlığı izleyenler yok. Pusuda bekleyen, o mücadelenin tatsız meyvesinin tadını çıkarmayı uman, mücadele edenlerin …"
"İnsan nedir? Nasıl cevap vermeli buna? Bunun tanımını insanın kendisinde yani her bireyde bulabiliriz. Ama doğru mudur bu? Her bireyde her bireyin ne olduğu bulunur. Fakat bizi ilgilendiren her insanı…"
"Zoraki ortak ritimleriyle, hiçbir kutlamayı umurumda olmayan yabancılarla paylaşmayacağım. Dedelerimizin dedesi filan kutladığı için bizim de kutlamaya yanıp tutuşmamız gerekmiyor. Bu, mide bulandırıc…"
"Kendinizi eğitin, çünkü aklınıza ihtiyacımız olacak. Örgütlenin, çünkü tüm gücünüze ihtiyacımız olacak. Harekete geçin, çünkü coşkunuza ihtiyacımız olacak."
"Ben taraflıyım. Yaşıyorum, benim tarafımda olanların kurduğu geleceğin toplumunun nabzının gayretkeş vicdanlarda attığını şimdiden hissediyorum."
"Din, tarihin tanıdığı en devasa ütopyadır... tarihsel yaşamın gerçek çelişkilerini mitolojik biçim içinde uzlaştırmak için en büyük girişimdir."
"Herkesin varlığı vazgeçilmezdir/elzemdir, herkes mevzisinin başındadır, ve herkesin de bir görevi ve bir mevkisi vardır."
"Yaşıyorum. Taraflıyım. Bu yüzden iştirak etmeyenlerden nefret ediyorum. Bu yüzden kayıtsızlardan nefret ediyorum."
"Eskinin çürüyüp yok olduğu, yeninin ise bir türlü ortaya çıkamadığı bir değersizleşme, bir çürüme dönemi yaşıyoruz."