Cem Ersever
1950 - 1993
Cem Ersever, Türk jandarma teşkilatı içerisinde istihbarat ve güvenlik görevlerinde yer almış, özellikle 1980’lerin sonu ile 1990’ların başında Güneydoğu Anadolu’da yürütülen operasyonlar ve yerel güvenlik politikaları bağlamında dikkat çeken bir güvenlik görevlisiydi. Mesleki yaşamı boyunca bölgedeki gerilim ve çatışma ortamında istihbarat çalışmaları yürüttüğü, bazı kaynaklara göre JITEM adlı tartışmalı bir yapılanma ile ilişkilendirildiği yönünde iddialar ortaya atılmıştır. Bu iddialar ve aktif rolü, hem görev anlayışı hem de yöntemleri hakkında yoğun tartışmalara yol açmıştır. 1993 yılında öldürülmesi, Ersever’i hem Türkiye’de hem de uluslararası gözlemciler arasında tartışılan bir figür haline getirdi; ölümünün koşulları, fail ve motivasyonuna dair sorular uzun süre gündemde kalmıştır. Ölümü sonrasında konuyla ilgili soruşturmalar, siyasi ve hukuki tartışmalar devam etmiş; Ersever’in adı devletin güvenlik politikaları, yerel güç ilişkileri ve insan hakları bağlamında sıkça anılmıştır. Bugün Ersever, Türkiye’nin yakın dönem güvenlik tarihi ve devlet–örgüt ilişkileri üzerine yapılan çalışmaların referans verdiği, tartışmalı bir şahsiyet olarak değerlendirilmektedir.
Sözler (36)
"Ateşkes, mateşkes bunlar ağza alınacak cümleler değildir! Türk ordusunun bir görevi vardır. Bunu uygulayacaktır."
"Orada 9 yıl subaylık yapmış adamın en yakın arkadaşı şehit edilmiş. İlk geldiği gibi olur mu? PKK'lıyla ateşkes yapar mı bu adam? Zaten kendisi de "Ateşkesi biz yapmadık, Ankara yaptı." diyor."
"Dağdaki PKK'lıya, Kürt halkına demiyorum. Dağdaki PKK'lıya kim uzlaşmacı politika uygularsa ondan hesap sorulmalıdır."
"PKK ile ateşkes olmaz. Olmamalı! Dağda PKK varken olmaz. Eğer dağda PKK varken ateşkes yapmaya kalkarsanız istediklerini vermediğiniz zaman size saldırmaya başlarlar. Bu ateşkes değildir."
"Türkiye'de de bir legal parti kurmaya çalışıyorlar."
"PKK silahlı anlamda bir bunalım içine girdi. Bu bunalımdan çıkması mümkün değil. Siyasi bir şeyler arıyorlar. Bunu Türkiye'de yapamayacaklarını biliyorlar. Talabani'ye gittiler o yüzden."
"Şimdilik Kuzey Irak'ta devlet kuracaklar. Sonra İran, Suriye ve Türkiye'de karışıklık çıkarıp size Kürtler yardım etsin diyecekler."
"Bu bölgede emperyalizmin denetiminde bir Kürt Devleti kurmak isteniyor."
"1992'deki harekatta 4500 tane PKK'lıyı öldürdük ama harekat başarısızdır. Türk ordusu Ejderdir. Ordu kazanmıştır. Siyasetçiler kaybetmiştir. Fiyaskodur. PKK yine eski yerine, kamplarına dönmüştür."
"İstihbarat yok diye bir şey yoktur. Türk istihbaratı her şeyi en ince ayrıntısına kadar takip edebilmektedir. İcraatta kopukluklar yaşıyoruz."
"Vatandaş devletin kendisini korumasını istiyor, koruyamayınca kendisini koruyacağını düşündüğü şeylere yöneliyor."
"Oranın halkı değişkendir, on-on beş tane PKK'lıyı kıstırır öldürürsünüz dün yüzünüze bakmayan adam gelir diğer gün çayınızı içer."
"PKK, Kürt halkının başına musallat olmuştur."
"Kontrgerilla olmalıyız, bu işi yapmalıyız. Bunu resmileştirmeliyiz. Merkez üsleri kurarak başaramayız. Alanları bırakamayız. Türkiye'de var olduğu söylenen şey kontrgerilla değildir."
"Denetleyici bir makam yok. Kim kimi denetleyecek."
"Türkiye'de kontrgerilla yok. Türkiye gayr-i nizami harbi bilmiyor. Burada kaybediyor."
"Doğu'da halkı kucaklayalım, PKK'ya karşı operasyonlar yapalım ama hakkıyla yapalım, terör bitecektir."
"Türkiye'yi yönetenler ne Türkiye tarihi, ne Kürt tarihi ne de komşu devletlerin tarihi hakkında gram bilgi sahibi değil. Türkiye'yi yönetenler komşularının kim olduğunu dahi bilmiyor."
"Bitlis Paşa, kendince bir şeyler yapmak istiyordu. Rahmetli bu mücadele içinde bulunan en şuurlu askerlerden birisiydi."
"Ortadoğu'da bütün tezgahlar ABD tarafından planlanır, İngiltere'ye gönderilir ve İngiliz istihbaratı yapar."