Ebu'l Âlâ el-Ma'arrî
Ebu'l-Âlâ el-Ma'arrî (Arapça: أبو العلاء المعري), 973 yılında Suriye'nin Ma'arrat al-Nu'man kentinde doğmuş, 11. yüzyılın en etkili Arap şair ve düşünürlerinden biridir. Küçük yaşta geçirdiği hastalık sonucu görme yetisini yitirmiş; buna rağmen klasik Arap eğitimi almış, dil, retorik ve felsefe alanlarında derinleşmiştir. Hem şiir hem de düzyazı biçiminde ürettiği eserlerde bilgelik, ahlaki kaygılar, din eleştirisi ve insan doğası üzerine kuşatıcı düşünceler öne çıkar. Edebî üretimi, ahlaki keskinlik ve entelektüel bağımsızlık vasıtasıyla dikkat çeker; eserlerinde metaforik dil ve ironiyi ustalıkla kullanmıştır. Özellikle şiirleri ve manzum risaleleriyle tanınır; düşünceleri İslam düşüncesinin bazı geleneksel kabulleriyle çatışmış, rasyonalizm ve eleştirel sorgulamayı öne çıkarmıştır. Yaşamının büyük bölümünü inzivaya çekilmiş olarak geçirmiş ve 1057 yılında vefat etmiştir. El-Ma'arrî, Orta Çağ İslam dünyasında entelektüel cesareti ve edebi derinliğiyle sonraki kuşakları etkilemiş, hem Arap dünyasında hem de Batı akademik çevrelerinde çalışılan bir figür olmaya devam etmiştir.
Sözler (14)
"İnsanlar dünyada ikiye ayrılırlar: Birincisi, dini olmayan akıllı insanlar; ikincisi ise aklı olmayan dindarlar.R. A. Nicholson, A Literary History of the Arabs, sayfa 473."
"Tanıdığım ümmetler ne cahildir! Belki tanımamış olduğum, benden önce gelip geçmiş olan ümmetler daha sapık, daha alıktır. Cuma namazlarında, eşeklikleri yüzünden, emirleri için Tanrı’dan yardım isterl…"
"Peygamberler de aramızda öğretmeye geldiler. Minber vaaz gelenlerden biri; Dua eder, öldürür ve vefat eder, ama yine de Hastalıklarımız sahildeki çakıl taşları gibidir.İ slam'ın hakikatte tekeli yoktu…"
"Ah aptallar, uyanık! Kutsal törenleri saklı tutuyorsun. Yaşlı erkekler tarafından aldatılmış bir hile var. Kim servetten sonra şehvetip şehvetini kazandı. Ve temelde öldü ve kanunları tozdur."
"Sorarlar bana “nedir senin imanın dinin?”Ve “kimsin sen? Söyle nedir nesebin?”Zaman’ın evladıyım ben, soyum sopum insanlık,Bak, kervansaraydır bu dünya bana bir canlık."
"Sen ki anlayışta ve dinde hastalıktasın. Gel yanıma doğru, belki duyabilirsin doğruluğun sesini."