Jean-Jacques Rousseau
1712 - 1778
Jean-Jacques Rousseau (1712–1778), Cenevre doğumlu Fransızca konuşan bir filozof, yazar ve müzik kuramcısıdır. En tanınmış eserleri arasında Discours sur l’origine et les fondements de l’inégalité parmi les hommes (Eşitsizliğin Kökeni Üzerine), Du contrat social (Toplum Sözleşmesi) ve Émile, ou De l’éducation (Emile ya da Eğitimi Üzerine) bulunur. Rousseau’nun siyaset felsefesi "genel irade" ve meşruiyet kavramları etrafında şekillenir; modern demokratik düşünce ve toplumsal sözleşme teorilerinin gelişiminde temel bir figürdür. Ayrıca otobiyografik eser Les Confessions ile modern benlik ve içsel yaşam tasvirinde etkili olmuştur. Rousseau’nun yaşamı, kişisel deneyimleri ve fikirleri arasındaki gerilimlerle doludur: erken yaşta yetim kalması, Fransa'da sürgün ve kısmi kabullenilme süreçleri, entelektüel kavgalar ve hem çağdaşlarının hem de sonraki kuşakların eleştirilerine maruz kalışı, eserlerinin tartışmalı ve etkileyici doğasını beslemiştir. 18. yüzyıl aydınlanmasının bazı yönleriyle çelişen, fakat aynı zamanda Romantizm ve modern eğitim düşüncesini etkileyen Rousseau, Fransız Devrimi öncesi siyasi ve kültürel dönüşümlerde kalıcı bir etki bırakmıştır. Bugün hem siyaset felsefesi hem de eğitim teorisi alanlarında sıkça alıntılanır ve tartışılır.
Sözler (51)
"Hakları ve zevkleri ellerinden alınan gençler, onların yerine daha gizli ve tehlikeli olanlarını koyar."
"Gerçek demokrasi var olabilmesi için, o kadar insanın toplayacak bir yerin olması gerekirdi. Milyonlarca insanı da bir yerde toplayamıyorsanız. Temsili demokrasi ile yetinin."
"Fethetme hakkının hiçbir ciddi temeli yoktur ve ancak en kuvvetlinin hakkı olarak tanınmıştır."
"Ey büyük filozoflar, bu faydalı dersleri siz yalnız kendi çocuklarınıza, kendi dostlarınıza verin ne olur! Hem siz fikirlerinizin meyvesini daha çabuk elde edersiniz, hem de bizim çocuklarımız sizin m…"
"Eğer insanlar Tanrı olsaydı, kendilerini demokratik olarak yönetebilirlerdi. İnsanlar Tanrı olmadıklarına göre, mükemmel bir devlet insanlara göre değildir."
"Bir toplumdaki en kuvvetli bile itaate ikna, şiddeti hak yapamıyorsa kuvvetini sürekli kılacak kadar kuvvetli değildir."