Johann Wolfgang von Goethe
1749 - 1832
Johann Wolfgang von Goethe (28 Ağustos 1749 – 22 Mart 1832), Alman edebiyatının en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilen şair, romancı, oyun yazarı, devlet görevlisi ve doğa araştırmacısıdır. Frankfurt am Main'de doğan Goethe, hukuki eğitim gördü ancak edebiyata yönelerek erken dönem eserleriyle Sturm und Drang akımının öne çıkan temsilcilerinden biri haline geldi. Genç Werther'in Acıları (Die Leiden des jungen Werthers) adlı romanı uluslararası ün kazandırdı; Faust ise çağdaş edebiyatın başyapıtları arasında sayılır. Goethe'nin yaratıcı üretimi, Weimar'daki politik ve kültürel yaşamda uzun süreli bir etkide bulunmasına; tiyatro yönetimi, eğitim ve kültür politikalarına katkıda bulunmasına imkân sağladı. Edebiyatın yanı sıra Goethe, doğa bilimlerine de ilgi göstermiş; renkler kuramı, bitki morfolojisi ve jeoloji üzerine çalışmalar yapmıştır. Schiller ile kurduğu dostluk ve Weimar Klasisizmi hareketindeki rolü, Alman aydınlanması ve romantik sonrası dönemlerin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Goethe'nin çok yönlü üretimi, eleştiri, felsefe ve sanat teorisinde uzun soluklu etkiler bırakmış; modern Avrupa edebiyatı ve entelektüel hayatının temel figürlerinden biri olarak anılmaya devam etmektedir.
Sözler (185)
"Erkeklerin aklı, ev kadını arar, ama kalbi ve hayalgücü başka özellikler peşindedir.J. Wolfgang von Goethe, Goethe Der ki..., Doğu Batı Yayınları, s. 321"
"Eğer bir insan kendi karakterine aykırı davranırsa ‘Fazla zamanı kalmadı’ diye yorumlarız bunu."
"En boş insanlar kendilerine çok önem verirler. Mükemmeller güvensizdir. Kusurlu insan küstahtır. İyi adamsa ürkektir."
"En huzurlu toplumlar, üyeleri arasında karşılıklı güler yüz ve saygının eksik olmadığı toplumlardır."
"Dünyanın bütün işleri sonuçta aşağılıktır; başkalarının sözüyle, hiçbir tutkusu ya da bir gereksinimi olmaksızın; para, şan, şeref ya da bilmem ne uğruna didinen biri, her zaman bir budaladır."
"Dünyada hiçbir şey, bir kişinin kendisini yalanlar ve masallar üzerine kurmasından daha fazla utanç verici değildir."
"Deliler ve akıllılar aynı derecede zararsızdırlar. Yalnız yarı delilerle yarı akıllılar çok tehlikelidir."
"Duyduğumuz şeyleri başkalarına anlatırken onları tahrif etmemizin nedeni zaten başta tam anlayamamış oluşumuzdur."