Elias Canetti
1905 - 1994
Elias Canetti (1905–1994), Bulgaristan doğumlu, Almanca yazan bir romancı, oyun yazarı, denemeci ve entelektüeldi. 25 Temmuz 1905’te Ruse’de doğan Canetti, çokkültürlü bir çevrede yetişti ve hayatı boyunca Avrupa’nın çeşitli kentlerinde yaşadı; eserlerini çoğunlukla Almanca kaleme aldı. İlk büyük romanı Die Blendung (Auto-da-Fé, 1935) ile edebiyatta dikkat çekti; bu eser, bireysel saplantılar ile toplumsal çöküş arasındaki gerilimleri kara bir anlatımla ele alır. 1981 yılında Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görülen Canetti, ödüle eserlerinin geniş görüşü, fikir zenginliği ve sanatsal gücü nedeniyle seçilmiştir. Canetti’nin entelektüel mirası, özellikle kitlesel davranışların, iktidar mekanizmalarının ve kimlik meselelerinin eleştirisel çözümlemeleriyle tanınır; Massen und Macht (Crowds and Power) adlı çalışması bu alandaki başyapıtlarından biridir ve tarih, psikoloji ve antropoloji sınırlarını aşan analizler sunar. Ayrıca otobiyografik yazıları, bellek ve dil üzerine derin düşünceler içerir. 14 Ağustos 1994’te Zürih’te ölen Canetti, 20. yüzyılın önemli düşünürlerinden biri olarak saygın bir konuma sahiptir ve eserleri halen edebiyat, sosyoloji ve felsefe disiplinlerinde okunup tartışılmaktadır.
Sözler (128)
"Gerçekten güzel bir kentte sürekli yaşanmaz; böyle bir kent, insanın bütün özlemlerini öldürür."
"Onlar olmadan yaşanamayan sözcükler, sevgi, adalet ve iyilik gibi. İnsan, bunlar tarafından yanıltılmasına izin verir, yanıldığını anlar ve onlara çok daha fazla inanır."
"Beni yalnızca beklenmedik olan mutlu eder, ama pek çok beklenene çarpıp onları dağıtmalıdır."
"Dini kitleler arasında kaskatı kesilmenin ve hareketsizliğin her derecesi bulunabilir; ama bir kitlenin bugüne kadar ulaşabildiği en üst düzeyde durağanlık, kitleye dışarıdan zor yoluyla dayatılandır.…"
"Tek bir tutkusu vardı: Tüm yaşamı boyunca; gerçekte ne ise, o olarak kalmak; kendi kişiliğini salt bir ay, ya da bir yıl süreyle değil, ama ömrünün sonuna dek yitirmemek."
"Süreklilik niteliğini özünde taşıyan zamandan kaçabilmenin bir tek yolu vardır insanoğlu için: arada sırada zamanın akışına gözlerini kapamak ve böylece görüldüğünde bize yabancı, itici gelmemesi için…"
"Kendini bu gidişe uydurduğu takdirde çok geçmeden yemek yemeye de, -insanların onda dokuzu gibi- konuşulmaya değer bir konu gözüyle bakmaya başlayacaktı; üstelik de bu konuda en çok açlar değil, fakat…"
"Kien'e göre insanlar özgür oldukları sürece hiçbir şey öğrenmek merakına kapılmazlardı; ancak özgürlüklerinden olup zindanların dört duvarı arasına girdikten sonradır ki, bir şeyler öğrenebilmek, kült…"
"Bu dünya için neden üzüldüğümü anlayamıyorum. Ondan bu kadar mı memnundum da, şimdi üzülüyorum. Hayır! Ama hep daha iyiye doğru giderek kendini koruyacağını sanmıştım. Çocukça bir inançtı. Şimdi bildi…"
"Çiçekler zararsızdı, su ve ışıkla, toprak ve havayla beslenirlerdi, insan değillerdi, yaşamlarında bir kez olsun bir kitaba zarar vermiş değillerdi, tersine, insanlar onları yer, yok ederlerdi; çiçekl…"
"İnsanlık, bilimsel olmamanın acısını çekiyordu. Birkaç milyar normal insan anlamdan yoksun yaşamlar sürmüş, sonra yine anlamsız biçimde ölüp gitmişti. Buna karşılık bilim, bin bilim adamınca, en çok b…"
"Evet, insan düşlerde istediğini yapabilirdi, ama insanın gerçek kişiliği de ancak düşlerde belli olurdu"
"Ne zaman bütün hayvanlar ateş etmeyi öğrenecek? Ne zaman ateş etmek bütün avcılar için tehlikeli hale gelecek? Ne zaman hayvanlar, asiler gibi tüfek çalıp saklayacak ve ateş talimi yapacak? Boynuzlu h…"
"Hayvanlarla ilgili son, esas keşifler, sadece tanrının en değerli yaratıkları olma kibrimizi iyice yitip gittiği için mümkün oluyor. Daha çok tanrının en değersiz yaratıkları, yani dünyasındaki cellat…"