Ahmet Hamdi Tanpınar

Ahmet Hamdi Tanpınar

1901 - 1962

Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962), Türk edebiyatının önde gelen yazarlarından, şairlerinden ve edebiyat tarihçilerinden biridir. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi'nde Yahya Kemal Beyatlı'nın öğrencisi olarak eğitim aldı ve bu süreçte edebiyat anlayışını derinleştirdi. Tanpınar, hem Batı hem de Doğu edebiyatından etkilenerek, modern Türk edebiyatına önemli katkılarda bulunmuştur. Şiir, roman, deneme ve edebiyat tarihi gibi farklı türlerde eserler vermiştir. En bilinen eserleri arasında "Huzur", "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" ve "Beş Şehir" yer alır. Tanpınar, eserlerinde bireyin iç dünyası ile toplumun değişen yapısını ustalıkla bir araya getirir. Özellikle "Huzur" romanında, bireyin içsel çatışmalarını ve aşkı derin bir şekilde işlerken, "Saatleri Ayarlama Enstitüsü"nde toplumsal eleştiriye yer vermiştir. Şiirlerinde ise ahenk ve anlam bütünlüğüne büyük önem vermiştir. Ayrıca, "19. Asır Türk Edebiyatı Tarihi" adlı eseriyle Türk edebiyatının gelişimini sistematik bir şekilde incelemiştir. Tanpınar, 1962 yılında İstanbul'da vefat etmiştir. Eserleri, Türk edebiyatında modernizmin önemli bir temsilcisi olarak kabul edilir.

Sözler (81)

"Ankara Kalesi bu akşam saatinde bana bir milletin, tarihinin ne kadar uzun olursa olsun, birkaç vak'anın etrafında dönüp dolaştığı, birkaç büyük ve mübarek rüyaya, yaratıcı hamlenin ta kendisi olan bi…"

"Beş Şehir'in asıl konusu hayatımızda kaybolan şeylerin ardından duyulan üzüntü ile yeniye karşı beslenen iştiyaktır."

"Mazi daima mevcuttur. Kendimiz olarak yaşayabilmek için, onunla her an hesaplaşmaya ve anlaşmaya mecburuz."

"Hiçbir Şey kendi alın teri kadar bir insanı tatmin edemez. Çalışan insan kendi varlığında hüküm süren bir âhengi bütün kainata nakleder. Hayatın biricik nizamı bu ahengin kendisi olmalıdır."

"Hemen herkesin yalnız kendisinin anlatabileceği bir hikâyesi vardı. Hemen herkes birkaç kişiye ağlıyor ve âkıbetini hâlâ bilmediği bir sevdiğini bekliyordu."

"Tiyatroda nasıl boş sahnede dekorun oyaladığı seyirci, söz başlar başlamaz bütün o teferruatı görmez olursa, ben de öylece insan ıstırabı karşısında tabiat güzelliğine kayıtsızdım, yabancıydım."

"Bu kapalı kış aylarının beslediği sohbet yüzünden hemen her Erzurumlu biraz nükteci, biraz hicivcidir."

"Hiç kimse değişime karşı değildir, yeter ki ucu kendisine dokunsun."

"Bir lise kadrosu, millî hayatta en mühim rolü oynayan en mühim ekipdir."

"Biz sadece imanıyla ve ruhunun cömertliğiyle yaşamış bir milletiz."

Din

"İnsanın olabileceği şeyi seçip ona çalışması ne iyi şey, ne mazhariyet."

"İstanbul'da her saat, bir san'at eseri gibi güzeldir."

"Gençlerimizin birçok eksikliği, umumî kültür seviyesinin düşüklüğünden geliyor."

"Hayatı yapmak isteyenler, kendilerini cömertçe ona bağışlamalıdırlar."

"İnsanda ekonomi fikri olmayınca, sade para değil, asıl kıymetlisi zaman da kayboluyor."

"Yalnız dostluk sarayının çatlağı yoktur ve damı akmaz."

"Etrafınızdaki çocuklarla, kendinizden küçüklerle konuşmağa tenezzül edin! Onlara anlatın! Herşeyi bilsinler! Siz onların bir hiç yüzünden ne kadar azab çektiklerini bilmezsiniz."

"Çocuğu kendisi olmasında elbette rahat bırakmalı. Fakat yaşının üstüne çıkması imkanları da daima verilmeli, hattâ biraz da zorlamalı."

"Aşkın kötü tarafı insanlara verdiği zevki, eninde sonunda ödetmesidir. Şu veya bu şekilde. Fakat daima ödersiniz."

"İnsanoğlu her şeyden evvel, mesuliyet hissidir ve fikirlerinin mahsulüdür. Ondan mahrum edilen insan, kendiliğinden bir paçavra haline düşer."