Michel de Montaigne
1533 - 1592
Michel de Montaigne (1533–1592), Fransız Rönesans’ının önde gelen düşünür ve yazarlarındandır. Bordo yakınlarındaki bir soylu ailede doğmuş, Latince ağırlıklı klasik bir eğitim görmüş ve hukuk öğrenimi aldıktan sonra çeşitli kamu görevlerinde bulunmuştur. 1570’lerin başında emekliliğe çekilerek ailesinin şatosundaki özel kütüphanesinde yazmaya zaman ayırmış ve burada yaşamının en tanınmış çalışması haline gelecek denemelerini kaleme almıştır. Montaigne’in Essais (Denemeler) adlı yapıtı, kişisel gözlem, anekdot ve felsefi sorgulamayla örülmüş bir yöntemle insan doğası, ahlak, bilgi ve şüphe temalarını işler. “Deneme” türünü edebiyat sahnesinde belirginleştirmiş; samimi, öznel üslubu ve şüpheci yaklaşımı nedeniyle modern deneme türünün kurucularından sayılır. Etkisi hem edebi hem de felsefi alanda derin olmuş; sonraki yüzyıllarda hümanist düşünce, bireysel öznellik ve epistemolojik kuşku tartışmalarında sıkça atıf alan bir figür olarak kalmıştır.
Sözler (169)
"Tutarsızlık, tereddüt, şüphe, acı, batıl inanç, gelecekte hatta öldükten sonra bile neler yaşayacağımıza ilişkin kaygılar, hırs, açgözlülük, kıskançlık, çekememezlik, azgınlık; delice, iflah olmaz arz…"
"Benim bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamaktır. İnsanlar hiçbir şeyimi almazlarsa bana çok şey vermiş olurlar. Hiçbir kötülük etmezlerse yeterince iyilik yapmış sayılırlar."
"Yazarken kitapları bir yana bırakır, aklımdan çıkarırım; neden mi? kendi gidişimi aksatırlar diye."
"Bizim işimiz kitap doldurmak değil, ahlakımızı yapmaktır; savaşmak ülke kazanmak değil, yaşayışımıza dirlik düzenlik getirmektir; En büyük en onurlu eserimiz doğru dürüst yaşamaktır. Geri kalan her şe…"
"Okumak beni çekildiğim bu inzivada avutuyor; hem aylaklığın ağırlığından hem de sohbetleriyle canımı sıkan misafirlerden kurtarıyor."
"Sonunda acı getirecek zevklerden kaçınılabileceğini, sonunda zevk getirecek acılara da dayanılabileceğini düşünüyorum."
"Kadına saygılı ol; Çünkü o insanoğlunun annesidir. Kadını koru, Çünkü o geleceğin aynasıdır."
"Cinsel gerçeğin erkenden öğretilmesi daha iffetli ve daha verimli olmasını sağlar, yoksa herkes onu hayal gücünün keyfine ve ateşine göre bulmaya kalkar."
"Kendimiz sandığımızdan çok daha zenginiz; ama bizi ondan bundan dilenerek yaşamaya alıştırmışlar; kendimizden çok başkalarından faydalanmaya zorlamışlar bizi."
"Kendi kendimizle her gün baş başa verip dertleşmeliyiz; karımız, çocuğumuz, servetimiz, adamlarımız yokmuş gibi konuşup gülmeliyiz. Öyle ki, hepsini yitirmek felaketine uğrayınca onlarsız yaşamak bizi…"