Tristan Tzara
1896 - 1963
Tristan Tzara (doğum adıyla Samy/Samuel Rosenstock; 1896–1963), 20. yüzyılın başında ortaya çıkan Dada hareketinin en belirgin kurucularından ve teorisyenlerinden biridir. Romanya’nın Moinești kasabasında doğan Tzara, I. Dünya Savaşı sırasında Zürih’e giderek sanatsal çevrelerle ilişki kurdu ve burada Dada’nın anti-estetik, rastlantısal ve provokatif yaklaşımlarını geliştirdi. Performanslar, manifestolar ve deneysel şiirleri aracılığıyla geleneksel estetik normlara meydan okudu; 1918 tarihli Dada manifestosu ve sahne prodüksiyonları dönemin avangard pratiği üzerinde kalıcı etkiler bıraktı. Paris’e yerleştikten sonra Tzara, yayıncılık, çeviri ve editörlük yoluyla Dada fikirlerini yaymaya devam etti; sanatçılar ve yazarlarla kurduğu geniş ağ sayesinde hareket uluslararası bir ivme kazandı. Edebi üretimi, rastlantı, otomatik yazı ve dilsel parçalanma gibi teknikleri kullanarak modern şiirin sınırlarını zorladı. Politik ve entelektüel ilgi alanları zaman içinde değişse de, Tzara’nın deneysel tutumu ve estetik eleştirisi çağdaş sanat ve şiir tarihlerinde merkezi bir konumda kalmıştır. 25 Aralık 1963’te Paris’te hayatını kaybetmiş olup mirası avangard sanatın şekillenmesinde belirleyici olmuştur.
Sözler (7)
"Soru felsefedir: ne yandan bakmaya başlamalı yaşama, tanrıya, düşünceye ya da herhangi bir şeye. Bakılan her şey sahtedir. Göreceli sonucun, akşam yemeğinden sonra pastayla kiraz arasında yapılacak se…"
"Ben sistemlere karşıyım, sistemlerin en kabul edilebilir olanı, ilke olarak hiç bir sisteme sahip olmamaktır."
"Özgür değiliz ama özgürlük diye haykırırız; disiplinsiz, ahlaksız, katı bir zorunluluktur Dada, tükürürüz insanlığın üstüne."
"Felsefi kırkayaklar, Hakikat-Gerçeklik istasyonları arasında, tahta ya da metal bacakları, hatta kanatları kırdılar. Ele avuca gelmez bir şey vardı hep: Yaşam."
"İnsanlar yoksul çünkü kendi kendilerini soyuyorlar. Söz konusu olan modern yaşamı kavramanın güçlüğü değil, ama kendi kişiliklerinden bir takım öğeler çalıyorlar."