Bedri Rahmi Eyüboğlu

Bedri Rahmi Eyüboğlu

1911 - 1975

Bedri Rahmi Eyüboğlu (d. 1911, Görele – ö. 1975), 20. yüzyıl Türk şiirinin ve görsel sanatlarının önde gelen isimlerinden biridir. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Akademisi (eski adıyla Sanayi-i Nefise Mektebi) eğitimli bir ressam olarak başlayan kariyeri; şiir, resim, mozaik ve duvar resmi çalışmalarını birleştiren çok yönlü üretimiyle tanınır. Anadolu halk sanatlarından, özellikle halk motifleri ve rengârenk simgelere sıkça başvurarak modernist üslupla halkı buluşturan bir estetik geliştirdi. Şiirlerinde günlük yaşam, taşra insanı, doğa ve aşk temalarını içten bir sesle işlerken, görsel çalışmalarında soyut ile figüratif öğeleri dengelerdi. Edebiyat alanında şiir kitapları, denemeler ve sanat eleştirileriyle etkinlik gösteren Eyüboğlu, aynı zamanda kamuya açık büyük ölçekli duvar resimleri ve mozaikleriyle de hatırlanır; bu eserler Türkiye'nin çeşitli kentlerinde halkla buluşmuştur. Eşi Eren Eyüboğlu ile sanat çevrelerinde önemli bir rol oynayan Bedri Rahmi, öğrenci yetiştirmiş ve sanatın toplumsal işlevine vurgu yapan söylemleriyle sonraki kuşaklar üzerinde kalıcı etki bırakmıştır. 1975 yılında vefat eden sanatçının çalışmaları, Türk kültür hayatında hem görsel hem de edebi açıdan referans olmaya devam etmektedir.

Sözler (12)

"Resim, ışığa kavuşan her şeyi büyük bir aşk ile incelemek ve bu aşkı renkler ve çizgiler aracılığı ile insanlara aşılamak sanatıdır."

"Mutluluk resim gibidir… Onun tadına varabilmek için biraz uzaklaşmam gerekir! Çok yakınındaysan, her şeyi iyi göremezsin. “Ne kadar da mutluyduk” demeye “Ne kadar da mutluyuz” demekten daha fazla alış…"

"Büyük şehirlere bağlanma, öyle bir şehre yerleş ki, küçük olsun fakat bizim olsun. sokaklarında tanımadık yüz, ensesine şamar atmayacağın kimse dolaşmasın. her ağacına elin, her karış toprağına terin …"

"Evvela dişlerimiz döküldü, Sonra saçlarımız, Ardından birer birer arkadaşlarımız. Şu canım dünyanın orta yerinde Yalnız başına, yapayalnız Kırılmış kolumuz, kanadımız Tatlı canımızdan usanmışız.."

"İstanbul deyince aklıma Kocaman bir dalyan gelir Kimi paslı bir örümcek agı gibi Gerinir Beykoz'da Kimi Fenerbahçe'de yan gelir Dalyanda kırk tane Orkinos Kırk degirmen taşıgibi dönmektedir."

"Yalnızlık dediğin büyük bir zindan, dünyanın en kalabalık zindanı. Dinden imandan çıkarır ama öyle bir adam eder ki insanı."

"Kimi eskidiği için yaşar kimi yaşadıkça eskir ne tohumda keramet ne toprakta ne başakta marifet yaşamakta..."

"Eskiden yeterdim kendime. Artardım bile. Şimdi ne yapsam nafile!"

"Her şey çürüyor canım kardeşim bu dünyada, hatıralar bile."

"Hüzün geldi baş köşeye kuruldu. Yoruldu yüreğim yoruldu."

"Ben doğuştan ressam olmadım, çalışarak oldum."

"Biz dünyadan gider oIduk, kaIanIara seIam oIsun. Ama hep böyIe gidecekse, kaIanIara haram oIsun."