Ahmet Taner Kışlalı

Ahmet Taner Kışlalı

1939 - 1999

Ahmet Taner Kışlalı, modern Türkiye siyaset bilimi ve kamu entelektüel hayatının öne çıkan isimlerinden biridir. Akademik eğitimini siyaset bilimi alanında tamamlayarak devlet ve toplum ilişkileri, ideolojiler ve modern Türkiye tarihi üzerine yoğunlaşmış; uzun yıllar üniversite düzeyinde dersler verip genç kuşaklara akademik birikimini aktarmıştır. Bilimsel çalışmalarıyla birlikte halkla ilişkiler kuran bir akademisyen kimliği taşıyıp, fikirlerini geniş kitlelere ulaştırmak üzere çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yapmış ve kamuoyunda etkin bir entelektüel figür olarak yer almıştır. Kışlalı, düşünsel üretiminin yanı sıra demokratik değerler, laiklik ve hukukun üstünlüğü savunuculuğuyla tanınmış; siyasal tartışmalarda eleştirel bir ses olmuştur. Yazıları, kitapları ve dersleri aracılığıyla Türkiye'nin siyasi hafızası ve kurumsal yapıları üzerine kalıcı katkılar bırakmıştır. 1990'lı yıllarda hedef gösterilmesine yol açan söylemlerinin ardından 1999 yılında hayatını kaybetmesi Türk kamuoyunda derin yankı uyandırmış; fikirleri ve akademik mirası günümüzde de tartışılmaya ve ders olarak incelenmeye devam etmektedir.

Sözler (55)

"Bir din devleti kurmak isteyenlerin önündeki en büyük engel kemalizm. türkiye’yi etnik kökenlere göre parçalamak isteyenlerin önündeki en büyük engel kemalizm. ve “yeni mandacı” numaracı cumhuriyetçil…"

"Kemalist devrimcilik anlayışının iki yanı vardır: Birincisi, eskimiş kurumların yerine, çağın gereklerine uygun kurumlar koymakla ilgiliydi. İkincisi ise sürekli olarak yeniliklere açık olmayı, değişe…"

"Demokraside çoğunluk yönetir, ama azınlık susturulamaz. Azınlıkta olanların konuşması ise çoğunluğun sağlıklı yönetebilmesinin ön koşulu olduğu gibi, aynı zamanda azınlığın demokrasi dışı yollar arama…"

"Kemalizmin altı oku gökten zembille inmedi. Laiklik,milliyetçilik ve cumhuriyetçilik Fransız Devrimi'nin etkisini yansıtıyordu; halkçılık,devrimcilik ve devletçilik de Sovyet Devrimi'nin..."

"Türkiye'nin demokrasiyle yönetilen ve çağı yakalama şansına sahip tek müslüman ülke oluşunda, laiklik ilkesini benimsemiş oluşunun rolü olmadığını söylemeye olanak var mıdır?"

"Birincisi; farklı inançtan insanların barış içinde bir arada yaşamalarını sağlamak. İkincisi; değişen koşullara, aklın ve bilimin ışığında çözüm arama yolunu açık tutmak."

"Ülkesinin bağımsızlığını pazara çıkaranlar, laik türkiye cumhuriyetinin temellerini sarsanlar ve onların destekçileri demokrat sayılıyorlarsa, ben demokrat değilim."

"İnsan malzemeniz iyi ise kötü sistemle de iyi sonuç alabilirsiniz. Ama kötü ise yapabileceğiniz en akıllıca şey, o insanları en iyi sınırlayacak sistemleri bulmaktır."

"Demokratik kültürün gelişmediği bir toplumsal ortamda, kültürel değişikliği kabul ettirmenin yolu ise baskıcı yöntemlerden ve araçlardan geçmektedir."

"Bugün 'nasıl bir eğitim sistemi , nasıl bir üniversite' sorusu tartışılıyor. ama eğitimin temel gereği olan gencin, o sistem içindeki yerini düşünen çok az."

"Hangi toplum olursa olsun yöneten halk değildir. Demokrasilerin farkı, halk tarafından yönetilmekten doğmaz, halk için yönetilmekten kaynaklanır."

"Demokraside halk güvendiği bir önder seçer. Seçilen önder 'Şimdi kesin sesinizi ve bana itaat edin.' der. Artık halk ve parti onun işine karışamazlar."

"Bu ülkede Atatürk’ü yıkarak olumlu birşeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgıyı yaşadıklarını sanıyorum."

"Dine saygılı olmak başka, kendi dar görüşleri dışındakileri dinsiz sayanlara saygılı olmak başkadır. Saygısız'a saygı duymak ise öyle zordur ki!"

Din

"Barışçı yollardan sağlanamayan etkinin yasa dışı yollardan sağlanması, aynı zamanda bir umutsuzluğun ifadesi olabilir."

"Herkesin kendi kimliğini geliştirmekte özgür olması, demokrasinin bir gereğidir. Ama devletin görevi de ortak kimliği geliştirmektir."

"Ancak, kendi kendilerini yonetemeyenler, başkaları tarafından yönetilmeye ya da yonlendirilmeye davetiye çıkarmış demektir."

"Demokrasinin ön koşuludur; çünkü Laiklik olmadan gerçek bir düşünce özgürlüğü, gerçek anlamda bir özgür seçim olamaz."

"Türk halkı, Kuranı Türkçe olarak okuyup öğrenebilme olanağına, ancak laik cumhuriyet döneminde sahip olabilmiştir."

Din

"Hiçbir düşünce silahla yok edilemedi, edilemeyecek de... Silah değil, kalem kullanıyoruz. Hem de en yüreklisinden..."