Carl Gustav Jung
1875 - 1961
Carl Gustav Jung, 26 Temmuz 1875’te İsviçre’nin Kesswil kasabasında doğmuş ve modern derinlik psikolojisinin en etkili kurucularından biri olarak kabul edilmiştir. Tıp eğitimi alarak psikiyatri alanına yönelen Jung, Zürih’teki klinik ve akademik çalışmaları sırasında çağdaşlarıyla yoğun bir entelektüel tartışma ortamında bulundu; özellikle Sigmund Freud ile başlangıçta yakın bir ilişki kurmuş, ancak teorik ayrışma nedeniyle bağımsız bir yol izlemiştir. Yaşamı boyunca gözlem, mitoloji, dinler tarihi ve simge analizini psikoterapötik teorilerle birleştirerek yeni kavramsal çerçeveler geliştirmiştir. Analitik psikolojinin kurucusu olarak Jung, kolektif bilinçdışı, arketipler, bireyleşme süreci, introversiyon-ekstroversiyon ayrımı ve eşzamanlılık (synchronicity) gibi kavramları literatüre kazandırmıştır. Çok sayıda makale ve kitap yayımlamış; “Psychological Types”, “The Archetypes and the Collective Unconscious” ve otobiyografik yapıtı “Memories, Dreams, Reflections” başta olmak üzere çalışmalarını geniş kitlelere ulaştırmıştır. Jung’un fikirleri psikoterapi, edebiyat, dinbilim ve kültürel çalışmalarda uzun süreli etkiler bırakmış; eleştiri ve tartışmalara rağmen çağdaş düşünce üzerinde belirgin bir miras bırakmıştır.
Sözler (56)
"Eğer bir bireyi anlamak istiyorsam, ortalama insan hakkındaki tüm bilimsel bilgileri bir yana atıp, tüm teorileri göz ardı ederek tümüyle yeni ve önyargısız bir tavır benimsemek zorundayım."
"İnsanoğlu için en büyük tehlikenin açlık, deprem, mikroplar, kanser olmayıp, yalnızca insanın kendisi olduğu, göz kamaştırıcı bir açıklıkla ortaya çıkmaktadır."
"Görünüşünüz yalnızca vicdandan bakabildiğinizde berraklaşır; dışarı bakanlar düş kurar, içe bakanlar uyanış yaşar."
"Anlayabildiğimiz kadarıyla, insan varlığının yegane amacı, varlığın karanlığında ateş yakmaktır."
"Çocukta değiştirmeye çalıştığımız bir şey varsa, bunu önce kendimizde arayıp değiştirmeliyiz."
"Kendimizi baskı altına aldıkça bilinçaltının tehlikelerine kendimizi maruz bırakmış oluruz."