Turgut Uyar
1927 - 1985
Turgut Uyar (1927-1985), Türk şiirinin İkinci Yeni hareketinin önde gelen temsilcilerinden biri olarak kabul edilen şairdir. İmge ve dilde yenilikçi arayışları, lirizmle birlikte sık sık karanlık ve ulaşılmaz bir bilinç duygusunu harmanlamasıyla tanınır; şiiri kişisel deneyimleri toplumsal ve varoluşsal boyutlarla buluşturan özgün bir söylem geliştirmiştir. Şiirlerinde dilin müzikalitesi, beklenmedik metaforlar ve yoğun duygusal izdüşümler belirgindir; bu özellikler onun çağdaşları arasında ayırt edici bir yere sahip olmasını sağlamıştır. Eserleri Türk edebiyatında etkisini uzun süre korumuş, sonraki kuşak şairler ve eleştirmenler tarafından sıkça kaynak gösterilmiştir. Hem biçimsel hem içeriksel açıdan sınırları zorlayan çalışmaları, modern Türk şiirinin gelişiminde önemli bir kilometre taşı sayılır. Ölümünden sonra da şiirleri derslerde, antolojilerde ve araştırmalarda yer almaya devam etmiş, Türk edebiyatının kanonunda kalıcı bir yer edinmiştir.
Sözler (11)
"Ne denmiş, akıp giden her suyla akıp giderim çünkü sevdim çünkü bu yüzden güçlü bileklerim kanadı."
"Eylül toparlandı gitti işte, Ekim filan da gider bu gidişle; tarihe gömülen koca koca atlar tarihe gömülür o kadar."
"Ne o beni kandırmıştı. Ne ben onu baştan çıkarmıştım. İkimiz de bildiklerimizin ötesine, bulduklarımızın üstüne çıkmak istemiştik. Bir noksanlığı var sanıyorduk bütün olanların belki. Ama aslında bütü…"
"Elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm, biliyorum; bu çeşit yaşamak zor. Kimbilir tanrım, kimbilir hangi güzel yerde beni hangi ölesiye sevda bekliyor?"
"Gökyüzünün kalkıp dudaklarıma bir değmesi var; oysa kapılar var, duvarlar var, perdeler var."
"Sonra cumartesi günleri gelir. Sonra gökyüzü gelir, hemen kurtulurum. Bir yağmur yağsa da, beraber ıslansak."