Federico Fellini
1920 - 1993
Federico Fellini (20 Ocak 1920 – 31 Ekim 1993), İtalyan sinemasının en etkili yönetmen ve senaristlerinden biridir. Rimini doğumlu olan Fellini, kariyerine gazetecilik, karikatür ve radyo skeçleriyle başladı; II. Dünya Savaşı sonrası sinemaya senarist olarak katkıda bulunurken kısa süre içinde kendi yönetmenlik vizyonunu geliştirdi. Filmlerinde gerçeklikle fanteziyi, otobiyografik unsurları ve gösterişli görsel kompozisyonları harmanlayarak benzersiz bir anlatım dili kurdu. Fellini'nin eserleri, hafıza, rüya ve toplumsal gösteriş temalarını sıklıkla işler; Giulietta Masina gibi oyuncularla ve besteci Nino Rota ile yaptığı işbirlikleri sinemasına karakteristik bir kimlik kazandırdı. La Strada, La Dolce Vita, 8½ ve Amarcord gibi filmleri, hem eleştirel hem de halksal başarı elde ederek uluslararası prestij kazandı. Sinema tarihi üzerine düşünceyi etkileyen estetik ve tematik katkıları, festival ödülleri ve eleştirel takdirle desteklendi. Fellini, 20. yüzyılın en özgün görsel öykü anlatıcılarından biri olarak hatırlanır ve modern sinema pratiği üzerinde kalıcı bir etki bıraktı.
Sözler (19)
"Dedem duvar örerdi, Babam duvar örerdi, Ben duvar örüyorum, Peki hala bir evimiz niçin yok?"
"Birçok insan gibi benim de bir dinim yok ve dalgalarda savrulan küçük bir teknede oturuyorum."
"Olduğundan farklı bir yerde bulunmayı özlemek, olduğundan başka biri olmayı istemek ya da aniden sıkılmak her şeyden."
"Görevimin ne olduğuna dair şüphelerin içinde yaşıyorum. Bana kalırsa bunda bir saygınlık var; çalışmaya devam etmekte."
"Ben sanatçı için bütün bir özgürlüğün olduğuna inanıyorum. Kendine kalsa, istediği her şeyi yapmak için özgür, ancak genelde hiçbir şey yapmaz. Eğer sanatçı için ilham beklerken tehlikeli bir şey vars…"
"Hiçbir film eleştirmeninin yazdıkları, filmden fazlasını söylemez, ancak eleştirmenler ellerinden geleni yaparak bizim aksini düşünmemizi sağlamaya çalışıyorlar."
"Nietzsche dehasının burun deliğinde olduğunu söylemiştir ve bence de burası dehanın bulunması için mükemmel bir yer."
"Bence televizyon demokratik söylemi alt etti, seslerin karışımı arasına görsel bir kaos ekledi. Bu gürültünün ortasında sükunetin ne anlamı var?"
"Sinema rüyanın dillerini kullandığından beri rüyalar hakkında konuşmak filmler hakkında konuşmak gibi; yıllar saniyeler içinde geçebilir ve kendinizi bir anda başka bir yerde bulabilirsiniz. Bu görünt…"