Ferhan Şensoy
1951 - 2021
Ferhan Şensoy (1951–2021), Türk tiyatrosunun en üretken oyuncu, oyun yazarı ve yönetmenlerinden biridir. İstanbul doğumlu olan Şensoy, sahne ve yazın dünyasında hiciv, kara mizah ve monolog geleneğini başarılı biçimde harmanlayan eserleriyle tanındı. Uzun yıllar sahne alan bir aktör olmasının yanı sıra pek çok oyun ve metin kaleme almış; tiyatro toplulukları kurarak çağdaş Türk tiyatrosuna katkıda bulunmuştur. Sanatçının dili yaratıcı, eleştirisi sivri ve toplumsal gözlemleri derindi; oyunları genellikle birey-toplum ilişkilerini, siyasi ve kültürel çelişkileri ironik bir üslupla ele aldı. Hem sahne eserleri hem de yazılı çalışmalarıyla geniş kitlelere ulaşan Şensoy, Türk tiyatrosunda özgün bir üslup ve karakteristik bir ses bırakmıştır. 31 Ağustos 2021'de vefat eden sanatçı, ardında pek çok oyun, kayıt ve yetiştirdiği oyuncularla kurumlaşmış bir miras bıraktı; eserleri ve kurduğu topluluklar aracılığıyla Türk sahne sanatlarına etkisi günümüzde de anılmaya devam etmektedir.
Sözler (15)
"Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek."
"Çoğunluk dünyayı kötü fikir ve eylemleriyle, hem plastik, hem nükleer, hem siyasal kirletirken; bir küçük azınlık, yalnız romanlarda görebilecek muhteşem bir umutla ortalığı temizlemeye çalışmaktalar."
"Biz demokrasi için kavga vermiş bir millet değiliz. Atatürk’ün zoruyla, çünkü o zorlamasa kimsenin aklına böyle bir Kurtuluş Savaşı da gelmiyor, bir bağımsızlık kavgası yaşamışız. Kurtuluş Savaşı sonr…"
"Türk parasını dolara çevirir gibi, yeşil örtüyü beton örtüye çevirme telaşımızın sonu nereye varacak acaba?"
"Bir milleti istediği biçimde yoğurabilecek güçlü bir silah oluverdi televizyon. Nasıl bir millet yapmak istiyorsanız, ona göre bir televizyon programı düzenleyin, olsun bitsin. Ya da bizde olduğu gibi…"
"Yasak kavramının insanı dürtüklediği kesin. "Çimlere Basmayınız" yazısı on kişiden dokuzunda çimlere basma arzusu uyandırır. Bu arzunun uyanmadığı onuncu kişi, okuma yazma bilmemektedir."
"Aptalların en akıllı tarafı, onlar hiç vakit kaybetmez, başkalarının vakit kaybetmesini sağlar ve bu konuda harıl harıl çalışırlar."
"İlk aşkı hiç yaşamamak lazım. Yaralayıcı, yıpratıcı ve süründürücü ve iz bırakıcı olur ilk aşklar. Doğrudan ikinci aşkla girişmek lazım konuya."
"Aşk dediğim, ille kadın, kız hikayesi değil. Tiyatro, felsefe, şiir, hepsi ayrı ayrı aşklar işte..."
"Genelde toplumumuz boş konuşuyor ve konuşmayı çok seviyor. Kimse kimseyi dinlemiyor. Dinlememe konusunda çok gelişmiş bir milletiz."