Fernando Pessoa
1888 - 1935
Fernando António Nogueira Pessoa (13 Haziran 1888 – 30 Kasım 1935), Portekizli şair, yazar ve eleştirmen olarak modern Portekiz edebiyatının en belirgin figürlerinden biridir. Çocukluğunun bir bölümünü Güney Afrika'da geçirmiş, yetişkinliğini Lizbon'da sürdürmüş olan Pessoa, çokdilli üretimi ve şiirdeki deneysel yaklaşımı ile tanınır; kimlik, bilinç ve dil üzerine özgün sorgulamalar yapmıştır. Pessoa'nın edebi mirası, yarattığı heteronimler —özellikle Alberto Caeiro, Álvaro de Campos ve Ricardo Reis— aracılığıyla şekillenir; her heteronim farklı bir ses, estetik ve felsefi duruş sunar ve bunun sonucunda Pessoa tek bir yazar kimliğinin ötesine geçen bir külliyat bırakmıştır. Yaşamında yayımlanan en önemli çalışmalardan biri 1934 tarihli 'Mensagem' iken, ölümünden sonra derlenip yayımlanan 'Livro do Desassossego' (Huzursuzluk Kitabı) da eserleri arasında ayrı bir yer tutar. Pessoa'nın şiirsel ve kuramsal katkıları, 20. yüzyıl boyunca Portekizce edebiyatın ve uluslararası modernist çalışmaların önemli referanslarından biri olmasını sağlamıştır. Eserleri günümüzde pek çok dile çevrilmiş ve edebiyat incelemeleri, şiir çalışmaları ve kimlik kuramları için zengin kaynaklar sunmaya devam etmektedir.
Sözler (55)
"Yaşamaya mecbur edildiğim hayattan doğmuş zavallı umutlarım benim!"
"Eğlenmene bak! Çaba harcanarak elde edilen şey zahmetine değer ancak."
"Mutsuzluğunun farkında olmayan bunca insanın mutluluğu beni ürpertiyor."
"Hep insanlardan uzak yaşadım, yalnızlığım arttıkça kendimi daha iyi keşfettim."
"Fakat biz gerçekten yaşıyor muyuz? Hayatın ne olduğunu bilmeden yaşamak..."
"Üstün zekalı bir insan için, günümüzde reddedişten başka çıkar yol kalmamıştır."
"Başkalarına hükmetmeye ihtiyaç duymak, onlara ihtiyaç duymak anlamına gelir."
"Düşünmek, ama var olmamak; işte bunu yapan kraliyet tahtına oturmuş demektir."
"Bir insanın aklının biraz kıt olduğunu, en iyi, başkalarına zarar vermeden espri yapamamasından anlarsınız."
"Kim olduğumu bilmeyen ben, ne olacağımı ne bileyim? Kim olmayı düşünüyorum? Öyle çok şey olmayı düşünüyorum."
"Sahici olan, yani çocukluğumuzda hayalini kurduğumuz hayat. Sahte olan, yani yetişkinliğimizde başkalarıyla paylaştığımız hayat."
"Hiçbir imparatorluk, bir çocuğunun bebeğinin kırılmasına değmez. Hiçbir ideal, küçük bir oyuncak trenin feda edilmesine layık değildir."
"Hiçbir ayna bizi ‘dışarıdan biri’ olarak yansıtamaz, çünkü bizi kendimizin dışına çekebilecek ayna yoktur. Bunu ancak bir başka kişi yapabilir."
"İstemeden varım ve istemeden öleceğim. Olduğum şeyle olmadığım şey arasında, hayal ettiğim şeyle hayatın beni yaptığı şey arasında bir boşluğum."
"Kimseyle alay etme, asla kimseyi gülünç duruma düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınamayacak kadar hüzünlü ve ciddidir."