Alparslan Türkeş

Alparslan Türkeş

1917 - 1997

Alparslan Türkeş (1917–1997), Türk siyasetinde milliyetçi-muhafazakar çizginin en belirgin temsilcilerinden biri olarak tanınır. Klasik askerî eğitim almış bir kökene sahip olan Türkeş, bürokrasiden siyasete geçerek 1960’lı yıllardan itibaren aktif siyasi yaşamda yer aldı. 1969’da Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi içindeki çizgiyi dönüştürerek Milliyetçi Hareket Partisi’ni (MHP) kurdu ve partinin ideolojik çerçevesini oluşturan “Dokuz Işık” gibi doktrinlerle Türk milliyetçiliğinin kurumsallaşmasında etkili oldu. Siyasi kariyeri boyunca parlamentoda milletvekilliği yapan ve milliyetçi hareketin simge lideri olarak bilinen Türkeş, gençlik teşkilatları ve Ülkü Ocakları çevresinde şekillenen geniş bir tabana hitap etti. 1980 darbesi sonrası dönemde tutuklanmış ve siyasi yasaklara maruz kalmış olmakla birlikte, yasakların hafiflemesiyle birlikte aktif siyasete geri döndü ve MHP liderliğini sürdürdü. Türkeş, Türk siyasetinde milliyetçi ideolojinin popülerleşmesi ve örgütlenmesi üzerinde kalıcı izler bıraktı; vefatı 1997’de gerçekleşti ve ardında hem destekçileri hem de eleştirmenleri tarafından tartışılan kapsamlı bir siyasi miras bıraktı.

Sözler (36)

"Türk aydınları için Batı'nın sığınması olmak bir ideal olarak benimsenmiştir. Milletimiz için bundan korkunç felaket düşünülemez."

"Türk Devletinin yenilmez, zinde hayat gücü ve Türk milletinin teminatı ve istikbali gençliktir."

"Milletler yabancı kuvvetlerin orduları ve diğer maddi güçleri tarafından yok edilmeden önce, manevi ve fikir güçleri tarafından esaret altına alınırlar. Böyle bir toplumun esir ve yok olması kesin hal…"

"Türkçüler Günü olan 3 Mayıs (1944) büsbütün ayrı bir düşüncenin sonucudur. İç düşman olan, kılık değiştirerek milletin içine giren ve hükûmetin gafletinden yararlanan komünizme karşı Türkçü gençlerin …"

"Fikir, iman, Ülkü aşkı... İnsanları güçlü yapan bunlardır."

"Bir fikre, bir ideolojiye, kendisinden daha üstün bir fikirle karşı çıkılır. Karşı fikir kaba kuvvetle ezilemez"

"Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bilmektir. Haddini bilmek... Ne kendinizi dev aynasında göreceksiniz, herkese yukarıdan bakacaksınız; ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşağıdan bakacaks…"

"Ahlâkçılık anlayışımız, Türk ahlâkı ve Müslümanlık inancından meydana gelmiştir."

Din

"İnsanlar; yoksulluğa, açlığa, susuzluğa tahammül ederler. Fakat adaletsizliğe, hor görülmeye, aşağılanmaya asla müsaade, müsamaha etmezler."

"Mücadeleniz zaferle sonuçlandı, gazanız mübarek olsun."

"Dalından kopan yaprağın akıbetini rüzgâr tayin eder."

"İdealler yıldızlar gibidir. Onlara belki ulaşamazsınız ama bakarak yönünüzü tayin edebilirsiniz."

"Biz ne sağcıyız, ne solcu; biz milliyetçiyiz."

"Biz faşist, Nazist değiliz. Bu ithamları şerefsizlik sayarız. Kendi tarihimizden örnek alacağımız Meteler, Yavuzlar, Kanuniler var. Başkası bize gerekmez."

"İşkenceyi kendileri için bir yol seçenlere, vatandaşın ekmeğine el uzatanlara, hakkı hukuku çiğneyenlere bir başlangıç uyarısıdır. Gerekirse kırk beş milyonu da meydanlardan yürüteceğiz."

"Bu meydanda cesedim kalır, yine konuşurum. Devlet ya vardır ya yoktur. Devleti sokağa mağlup ettirmem."