Kemal Tahir

Kemal Tahir

1910 - 1973

Kemal Tahir (1910–1973), Türk edebiyatının önemli romancılarından ve toplumsal gerçekçi geleneğin önde gelen temsilcilerinden biridir. Romanlarında Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş dönemindeki sosyal ve ekonomik dönüşümleri, köy-toplum ilişkilerini ve devlet-toplum etkileşimini derinlemesine ele almıştır. Eserlerinde tarih ve sosyoloji unsurlarını kurmaca anlatımla birleştirerek geniş kitlelere ulaşan bir anlatı dili geliştirmiştir. Edebî üretimi arasında Devlet Ana, Yorgun Savaşçı, Esir Şehrin İnsanları ve Kurt Kanunu gibi yapıtlar öne çıkar; bu eserlerde millî mücadele yılları, işgal dönemleri ve kırsal/toplumsal yapılar sıkça işlenir. Kemal Tahir, Türkiye’de toplumsal tarihin romancılıkla buluştuğu bir üslup kurmuş ve sonraki kuşak yazarlar üzerinde belirgin bir etki bırakmıştır. Hem roman hem de toplumsal-tarihsel çözümlemelerle entelektüel arenada önemli bir yere sahiptir.

Sözler (96)

"Alçak insanlar yükseldikçe alçaklıkları da o ölçüde artıyor!"

"Umut doğup yeni umutlar doğurarak durmadan artarken bize umutsuzluk nereden geliyor?"

"Uykunun da bir çeşit kurtuluş sayıldığı zamanlara lanet olsun!"

"Sen bu -Allah- sözünü beline silah etmeye çabalamaktasın, ama bu silah bize hiç sökmez."

Din

"Görmek bile nispidir. Kaşınan yeri parmak, gözden iyi görür."

"Aslanın ölüsüne karşı söylenenler, dirisine karşı söylenemeyenlerdir."

"Biz gerçek emperyalizmle er geç hesaplaşmak zorundayız. Bunu gerçekten yapmadıkça, Batıya hizmet teklif etmekle, belayı başımızdan def edemeyiz."

"İnsanların kendilerine itimatları olmalı. Bu fena değildir. Fakat bu itimat ne kadar fazla olursa o kadar tehlikelidir. Para gibi."

"Büyük sanatçı, birikmiş milli güçleri gün yüzüne getiren sanatçıdır."

"Andımızı bir daha tekrarlayalım: Ete, paraya, üne bağlı, çarpık ihtirasları tanımadan, kalplerimiz, gözlerimiz, sözlerimiz bulutsuz. Yurdu nasıl seviyorsak öyle sevişeceğiz."

"Millet sürüdür; ben onun çobanıyım. Osmanlı'nın millet anlayışı budur, vatan anlayışı da mülk."

"Orospunun dışısı, erkeği olmaz. Orospuluk huydur. Söz verip tutmamak, borcunu inkar etmek, birini casuslamak, arkadan adam vurmak, kendinden zayıfı ezmek, hatta korkmak bile yerine göre orospuluktur."

"İnsanoğlunun dünyada başvurduğu en umutsuz, en aptalca iş sorumluluktan kaçmaya çabalamasıdır. Çünkü sorumluluktan kaçması, insanın kendine ve topluma karşı işleyebileceği en sefil suçtur."

"Batıya yöneleceğiz! Talan etmeyeceğiz! Din yaymaya çabalamayacağız. Tersine herkesin inancına saygı göstereceğiz! İnsanlar arasında, din, soy, varlık bakımından hiçbir üstünlük tanımayacağız."

"Korkuların bulunduğu yerde, bildiğimiz toplumsal suçluluk duyguları vardır. Eğer bu böyle olmasa, bütün bir toplumu, delilikle, ruh hastalığına tutulmuşlukla nitelemek gerekir."

"Şimdiden okuma-yazma tehlikeli, şüpheli sayılmaya başladığına göre, herhalde böyle yalınkat, böyle insanlıktan, şefkatten nasipsiz bir devir pek uzakta olmasa gerek."

"Hürlügünün hiç aşınmayan iki ana dayanağı vardır: çile çekme gücü. Azla yetinebilme alışkanlığı. Bu iki zenginliğini hiçbir kumarcı, hiçbir oyunda kaybedemez."

"Seni bilmem ama, ben usandım, mucizeler memleketi vatandaşı olarak yaşamaktan. Hem mucizeden mucizeye hopluyoruz, hem kıçımızda donumuz yok."

"Atom gücü, süper devletleri, dünyanın efendisi yapacak yerde, kendi icat ettikleri zincirlerle kendi kollarını bağlayan avanak maymunlara çevirmiştir."

"Olmasaydık biz ne yapardık, düşünsenize! Ama biz de olmasaydık, yani ona inanan millet olmasa. Ne yapardı?"