Suat Derviş

Suat Derviş

1905 - 1972

Suat Derviş, 20. yüzyıl Türk edebiyatında kadın perspektifini ve toplumsal adaletsizlikleri merkeze alan üretimiyle tanınan bir romancı ve gazetecidir. Roman, öykü ve makalelerinde özellikle kadınların toplumsal konumunu, sınıf farklılıklarını ve modernleşme sürecinin bireyler üzerindeki etkilerini ele almıştır. Yazınında gerçekçi ve zaman zaman toplumsalcı bir duruş sergileyerek dönemin sosyo-kültürel tartışmalarına katkıda bulunmuş; edebî üretiminin yanı sıra gazetecilik aracılığıyla geniş kitlelere ulaşmıştır. Kariyeri boyunca çeşitli dergi ve gazetelerde yazmış, edebiyat çevrelerinde ve kadın hareketleri içinde etkin bir duruş sergilemiştir. Eserleri, dönemin kadın yazarları arasında kimlik, özgürlük ve sosyal reform temalarının işlenişinde belirleyici olmuştur. Türk edebiyatı tarihi bağlamında Suat Derviş, kadın bakışını görünür kılması ve toplumsal konulara edebi bir platform sağlaması bakımından önemli sayılmaktadır; mirası günümüzde edebiyat araştırmaları ve kadın çalışmaları kapsamında değerlendirilmeye devam etmektedir.

Sözler (24)

"Ben yazarım, kimsenin karısı olarak yâd edilemem."

"Hayat söndürülemez, onun kendiliğinden sönmesi lazımdır. Tabii bir surette bitmesi lazımdır. Ne ümitsizlik ne cesaretsizlik ne de kin onu söndürmemelidir."

"Yirminci medeniyet asrı her şeyi, ölümü olduğu gibi hayatı da para ile mübadele ediyor. Eğer paran yoksa pastörler dünyaya gelmiş gitmiş sana ne?"

"Hayat bir kuruluşun değil, bir yıkılışın ifadesidir. Neye dayanacaksınız? Neye tutunacaksınız? Her şey yıkılıyor. Ortada hiç. Hiç. Hiçbir şey yoktur."

"Beni hayal değil, hayat alakadar ediyor. Çünkü hayat ve hakikat en güzel rüyadan, en parlak hayalden çok daha zengin, çok daha cazip."

"Kadın olmaktan utanmıyorum, yazar olmakla da iftihar ediyorum. O unvan benim yegane servetim, biricik iftiharım ve ekmeğimdir."

"İnsanların hepsi eşit doğar. Herhalde ben de doğduğum zaman, benim de namusum vardı. Benim namusumu kim mahvetti?"

"Sen Müslüman, ben gâvur. Buna köpekler dahi güler. Biz henüz seninle işin doğrusuna bakılırsa insan dahi olmamışız."

"Hayat bir kuruluş değil, bir yıkılışın ifadesidir. Neden doğuyoruz? Ölmek için neden kuruyoruz? Yıkmak için."

"Dünyada ölümden devamlı, gerçekçi, güzel bir şey yok. Dünyada ölümden güzel, devamlı bir gerçeklik yok."

"Her gölgede saklı bir düşman, her tebessümde gizli bir kin, her ihtimamda örtülü bir menfaatperestlik."

"Sen hiç tek başına, kimsenin bulunmadığı ve hiçbir aksi seda vermeyen bir boşlukta konuştun mu?"

"Ne güzeldi şu İstanbul; insanın vakti olup da bir doya doya seyredebilseydi bu güzel şehri."

"İnsan mutluluğun olduğunu bildiği zaman ağlar; ona inanılmadığı zaman artık ağlamaz."

"Herkesin deliliği bir türlü; galiba dünyada bir tek tam akıllı insan yok."

"Siz onu seviyorsunuz diye onun üstünde cebir kullanmaya yetkiniz var mı?"

"Araştırmak ise imansızlığa sevkeder. Ben araştırdım ve imansızım!"

Din

"Nasıl ölmedim, nasıl ölmüyorum kendim de hayret ediyorum."

"İnsan zekâsı yirminci asırda en alçak derecededir."

"Canından korkanlar herkesten şüphelenirler."