G

Gassan Kanafani

1936 - 1972

Ghassan Kanafani (1936–1972), Filistinli yazar, gazeteci ve siyasetçidir. 9 Nisan 1936'da Akka'da doğmuş, 1948 Nakba'sı sırasında ailesiyle birlikte Lübnan'a göç etmek zorunda kalmıştır. Eğitimini Suriye ve Lübnan bölgelerinde sürdürdükten sonra Kuveyt'te çalışmış ve burada yazın hayatına atılarak kısa öyküler, romanlar ve tiyatro metinleri yayımlamıştır. Eserlerinde sürgün, kimlik, yurt yoksunluğu ve ulusal mücadele temalarını işler; en tanınmış yapıtları arasında Men in the Sun (Arapça: رجال في الشمس) ve Returning to Haifa (عائد إلى حيفا) sayılabilir. Kanafani'nin dili yalın ancak politik ve duygusaldır; Filistinlilerin günlük yaşamındaki trajediyi ve kolektif hafızayı edebi bir biçimde aktarmasıyla öne çıkar. Kanafani, edebi üretiminin yanı sıra Filistin ulusal hareketinin aktif bir parçasıydı ve Popüler Kurtuluş Cephesi (Popular Front for the Liberation of Palestine, PFLP) ile yakın ilişki içinde oldu; Beyrut merkezli Al-Hadaf (The Objective) dergisinin önemli bir editörü ve entelektüel sözcülerinden biriydi. 8 Temmuz 1972'de Beyrut'ta bir araç bombasının kurbanı olarak hayatını kaybetti; suikast genellikle İsrail istihbaratıyla ilişkilendirilen bir eylem olarak değerlendirilir. Kanafani, modern Filistin edebiyatının en etkili figürlerinden biri olarak kabul edilir ve kısa yaşamında bıraktığı eserler siyasi edebiyat ve toplum hafızası üzerinde önemli izler bırakmıştır.

Sözler (16)

"Mahkum dövülürse, kibirli bir korku ifadesidir."

"Bu dünyada bir şeylerin var, öyleyse devam et."

"Tanrının gerçekten her şeyi işittiğinden de kuşkum var."

"Her şeyden koparılma hükmünü giydik; kendi yok oluşumuz dışında her şeyden..."

"Ekmeğini çalıp ondan sana bir parça veriyorlar, sonra cömertliklerine teşekkür etmeni istiyorlar."

"Çocuksun daha, ana kucağındaki bebek evini ne kadar tanıyorsa sen de hayatı o kadar tanıyorsun."

"Her devrimcinin, her nerede olursa olsun, çağımızda sömürülen ve ezilen kitlelerin bir nedenidir."

"Bizimle ilgisi olmayan şeyleri sınırlarının dışına itmek için, kendi ellerimizle dünyamızı küçültüyoruz."

"Okul adama hiçbir şey öğretmez. Anca tembellik öğretir. Öyleyse ayrıl oradan da herkesle birlikte hayatın tavasına gir, piş."

"Bildiğimiz tek şey, yarının bugünden daha iyi olmayacağı ve nehir kıyısında, asla gelmeyecek bir gemiyi özlemle beklediğimiz."

"Ekmeğini çalıyorlar. Sonra sana ondan bir parça veriyorlar. Sonra sana cömertliklerinden dolayı teşekkür etmeni emrediyorlar. Ne kadar da küstahlar.."

"Okul kilisesinde çocukların bize dağıttıkları, İsa'nın nasıl çocuklara merhamet ettiğini, onlara nasıl güler yüz gösterdiğini belirten o renkli resimler de yalanmış."

"Filistin’de tanıdığımız Tanrı’nın da artık oradan ayrılmış, bilmediğim bir yerde, kendi sorunlarına bile çözüm bulamayan bir göçmen olduğuna inanç getirmiştim."

"Bu dünyadaki her şey tek bir şey dışında soyulabilir ve çalınabilir; bu bir şey, bir insandan mahkumiyet ya da sebep için sağlam bir bağlılığa doğru gelen sevgidir."

"Bir hastalığın büründüğü en güçlü hal ölüme sebepolduğu dönemdir bu da hayatta insanın başına bir kez gelir.Bu nedenle ölü olmadığım sürece hasta değilmişim gibi davranacağım..."

"Emperyalizm vücudunu tüm dünyaya, Doğu Asya'daki kafaya, Orta Doğu'daki kalbe, atardamarların Afrika ve Latin Amerika'ya uzanmasına yol açtı. Nereye vurursanız olun, ona zarar verirsiniz ve Dünya Devr…"