H. L. Mencken
1880 - 1956
H. L. Mencken (Henry Louis Mencken, 1880–1956), 20. yüzyıl Amerikan gazeteciliğinin en tanınmış ve etkili figürlerinden biridir. 12 Eylül 1880'de Baltimore'da doğan Mencken, Johns Hopkins Üniversitesi'ne kısa süreliğine devam etmesine rağmen büyük ölçüde kendi kendini yetiştirmiş bir entelektüel olarak yükseldi. The Baltimore Sun'daki uzun kariyeri boyunca keskin, mizahi ve çoğu zaman acımasız eleştirileriyle tanındı; sosyal normlara, dinî dogmalara ve popülist politikalara yönelik sert eleştirileri kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. "The American Language" başta olmak üzere dil, kültür ve toplum üzerine yazdığı çalışmalar, Amerikan İngilizcesinin evrimi ve Amerikan kimliğinin eleştirel analizi açısından belirleyici oldu. Mencken, editörlük ve denemecilik alanında da öne çıktı; George Jean Nathan ile birlikte edebiyat ve fikir dünyasında etkili dergiler ve yayınlar yönetti. Keskin üslubu, ironik gözlemleri ve entelektüel meydan okumaları ona hem hayranlık hem de yoğun eleştiri kazandırdı; bazı görüşleri dönemin ötesinde tartışmalara ve ırk, elitizm gibi konularda eleştirilere neden oldu. 1956'da vefat eden Mencken, Amerikan yazın hayatında provokatif bir figür olarak kalıcı bir iz bıraktı ve çağdaş eleştiri ile gazeteciliğin şekillenmesinde önemli rol oynadı.
Sözler (39)
"Adaletsizliğe tahammül etmek göreceli olarak kolaydır. Asıl yüreği sızlatan adaletin kendisidir."
"Ne garip! İnsanlığı ve insanları kurtarmaktan bahsedenler İnsanlığa hükmetme arzusuyla tutuştular!"
"İnsanlık iman etmeye duyduğu istekle değil, şüphe etmeye duyduğu yatkınlıkla doğru orantılı gelişti."
"Filozof, karanlık bir odada, olmayan bir kara kediyi arayan kör bir adamdır; teolog ise o kediyi bulan adamdır."
"Politikacıların içerisindeki halk ruhu, hırsızların ve sokak serserilerinin sahip olduğu halk ruhundan fazla değildir."
"Eğer "A" yasalarla kendi ahlaki değerlerini "B'ye" zorla uygulatmaya kalkıyorsa, "A" büyük ihtimal şerefsizin tekidir."
"Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çok şey bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu."
"Tek iyi bürokrat kafasına silah dayanmış olandır. Silah onun eline geçtiğinde ise Haklar Bildirgesine artık elveda deyin."
"Politikacıların amacı, her zaman kendi özel avantajlarını artırmak ve bunun için ellerindeki çok büyük güçleri kullanmaktır."
"Din, büyük bir hürmetle tuttuğun her şeye kökten karşıdır: cesaret, berrak düşünce, dürüstlük, adalet ve her şeyin ötesinde hakikat sevgisi."
"Din benim saygı duyduğum her şeye esastan karşı çıkıyor cesaret, açık görüşlülük, dürüstlük, adalet, ve hepsinden fazla, gerçeklere olan bağlılığım."
"Medeni insanın en büyük başarısızlığı iktidarlardır. Gerçekten iyi bir iktidar hiç olmamıştır. En katlanılabilir olanları bile gelişigüzel, açgözlü, zalim ve kavrayışızdır."
"İman dolu bir insan, basitçe net ve gerçekçi düşünme yeteneğine kaybetmiş (veya hiç sahip olmamış) kişidir. Sadece aptal değildir; aslında hastadır. Daha da kötüsü tedavi edilemez."
"Din adamları ne yapar? Ortalıktaki beyinsizleri hayali bir cehennemden kurtarabileceğine inandırarak hayatını kazanır. Bu romatizma için yılan yağı satan bir satıcının yaptığı işten neredeyse farksız …"
"Tanrı kifayetsizlerin, biçarelerin ve zavallıların en kadim sığınağı olagelmiştir. Onun kollarında yalnızca bir sığınak değil, zayıf egolarını teskin edecek bir tür üstünlük de bulurlar: Tanrı onları,…"
"Siyasi hayatta temel amaç halkı panik içinde tutmak böylece emniyetli bir yere doğru güdülmeyi iktidardan gürültülü bir şekilde talep etmelerini sağlamaktır bunun için halkın sürekli art arda sonu gel…"
"İnsan, inanma istekliliğiyle orantılı olarak değil, şüphe etme hazırlığıyla orantılı olarak uygarlaştı."
"Refah sahibi olmak fazla para kazanmaktan değil, bacanağınızdan daha fazla para kazanmaktan geçiyor."