Hakan Günday

Hakan Günday

1976 - günümüz

Hakan Günday (d. 1976, Rodos) çağdaş Türk edebiyatının öne çıkan romancılarından biridir. Genç yaşta başlayan yazın serüveninde toplumun marjinal kesimlerini, yozlaşmayı, şiddeti ve bireyin içsel çatışmalarını irdeleyen eserler verdi. Üslubunda yer yer kara mizah, yer yer grotesk anlatım ögeleri bulunur; dili güçlü, kurguları yoğun ve kışkırtıcı olan metinleriyle okurda kalıcı izler bırakır. Eserleri arasında geniş ilgi gören romanlar yer alır ve bazı yapıtları farklı dillere çevrilmiştir. Yazdıkları çoğu kez birey-toplum ilişkileri, ahlaki ikilemler ve güç dinamikleri ekseninde şekillenir; karakterleri sıklıkla sınırda yaşayan, uç noktalarla yüzleşen tiplerdir. Eleştirmenler Günday’ın metinlerindeki yoğun psikolojik çözümlemeyi, distopik ve gerçeküstü öğelerle harmanladığı anlatımı övmüşlerdir. Türk edebiyatının çağdaş izdüşümlerini yansıtan bir ses olarak kabul edilen Hakan Günday, eserleriyle hem genç okurların hem de akademik çevrelerin dikkatini çekmeye devam etmektedir.

Sözler (102)

"Benim yazdığım hikâyelerde şiddet ve kan var evet; ama dün akşamki haberlerden daha fazla değil."

"Sorarlarsa 'Ne iş yaptın bu dünyada?' diye, rahatça verebilirim yanıtımı: Yalnız kaldım. Kalabildim! Altı milyar insanın arasında doğdum ve hiçbirine çarpmadan geçtim aralarından."

"Seni anlıyorum demek büyük bir yalandır. Kimse kimseyi anlayamaz ve tanıyamaz dünyada."

"Evladım, benim de okuyabileceğim şeyler yaz ki atlaya atlaya gitmeyeyim kitabını."

"Hayat, yatılı bir misafirlik değil, günübirlik gidilen bir piknikti."

"Ne yapmak istediğini bilmiyorsan, ne yapmamak istediğini düşün!"

"Türkiye caza benzer. Bir sonraki notanın ne olduğunu tahmin edemezsiniz. Ve bu yüzden dinlemeye devam edersiniz."

"Hayalini kurduğum huzurdan kilometrelerce uzaktayım."

"Bu kadar kan akmasına gerek kalmazdı eğer birisi çıkıp benimle ölene kadar ilgileneceğini söyleseydi. Biri çıkıp da bana âşık olsaydı..."

"Ve kafam, il olma izni alabilecek kadar kalabalıktı."

"Üzerinde yaşadığın dünya biz aşık olalım diye yaratılmış."

"Önemli olan, Tanrı’nın bir enstrüman yaratmış olmasıdır. İnsan denen bir enstrüman. Ancak yarattığı müzik enstrümanını çalamayan bir usta gibi, Tanrı da insandan doğru sesi çıkaramamıştır. Bu yüzden, …"

Din

"İnsan yalan söylediği anda, beyin kanamasından ölse, dünya öyle boşalırdı ki dinozorlara yeniden yer açılırdı."

"İnsanın kullandığı ilk alet, başka bir insandır..."

"Hayat elle tutulabiliyor, gözle görülebiliyor, kulakla duyulabiliyor, burunla koklanabiliyor ve dile tat verebiliyordu. Ancak bunlar sadece saniyenin yarısı kadar sürüyordu, oysa insan ortalama 65 yıl…"

"Ve bir aptalın ölmesi için fazla bir şey gerekmiyordu. Vicdanı taşıyacak kadar hata ve göğüs kafesini parçalayacak kadar acı..."

"Yani hiçbir sayı tam değildir. Hepsi tama yaklaşır. Ama varamaz. Demektir ki, 1,999..9'u bize 2 diye yutturmaya çalışan bir dünyanın çocuklarıyız. Ve dünyada aslında tam gibi görünürken, aslında bir i…"

"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşıırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemediğ…"

"Tek istediğim bütün düşündüklerimi içinde barındıran beynimi bedenimden yırtıp uzay boşluğuna fırlatmak."

"Bir bulsam bu hayatların müsveddelerindeki el yazısının sahibini!.. Birileri pişman olmalı beni hayal ettiğine."