George Orwell
1903 - 1950
George Orwell (doğum adı Eric Arthur Blair), 25 Haziran 1903’te Hindistan’ın Motihari kentinde doğmuş, 21 Ocak 1950’de Londra’da ölmüş İngiliz romancı, deneme yazarı ve eleştirmandır. Eton’da eğitim görmüş ve gençliğinde Burma’da (o zamanki Britanya Hindistanı sınırları içinde) görev yaparak İngiliz İmparatorluğu’nun idari yapısını ve sömürge deneyimini yakından tanımıştır. Bu deneyimler ve gözlemler, sonraki eserlerinde toplumsal adalet, iktidar ilişkileri ve bireysel özgürlük temalarının gelişmesine zemin hazırlamıştır. "George Orwell" takma adını Suffolk’taki Orwell Nehri’nden almıştır. Orwell, özellikle politik alegori olarak görülen Animal Farm (1945) ve totaliter rejim eleştirisi niteliğindeki Nineteen Eighty-Four (1949) romanlarıyla küresel ün kazanmıştır. Deneme, gazetecilik ve kültür eleştirisi alanlarında da üretken olan yazar; dilin politika ile ilişkisi, propaganda, gözetim ve tarihsel gerçeğin tahrifi konularını derinlemesine irdelemiştir. Demokratik sosyalist görüşleri ve bağımsız gözlemci niteliği, eserlerine hem kuramsal hem de insani bir doğallık kazandırmıştır. Tüberkülozdan kaynaklanan sağlık sorunları nedeniyle 1950’de vefat etmiştir; bıraktığı eserler çağdaş siyasi düşünce ve edebiyat üzerinde kalıcı etki bırakmıştır.
Sözler (28)
"Bir ortodoksluğun yerine başka birinin geçirilmesi ille de bir gelişme değildir. Düşman, gramofon zihniyetidir, o anda çalınan plağı kişinin beğenip beğenmemesi fark etmez."
"Korku, nefret, kıskançlık ve güce tapma söz konusu olur olmaz gerçeklik duygusu yok olur. … Doğru-yanlış ayrımı da ortadan kalkar. Yapan ‘bizim’ taraf olduğu takdirde mazur görülemeyecek hiçbir, kesin…"
"Düşünce özgürlüğünden yana olduklarını ilan edenler bile kovuşturmaya uğrayanlar onların hasımları olduğunda genellikle bu iddialarından vazgeçiveriyorlar."
"1936 yılından beri yazdığım tüm ciddi çalışmaların her satırı doğrudan ya da dolaylı olarak totalitarizme karşı ve benim anladığım anlamda demokratik sosyalizmden yana olmuştur."
"Kolektivizm, doğası gereği demokratik olmadığı gibi, bilakis zorba bir azınlığa İspanyol Engizisyoncuların bile hayal edemeyeceği yetkiler verir."
"Düşünen hemen her insanın bir şekilde isyankâr ve genellikle de oldukça sorumsuz bir isyankâr olduğu uzun bir dönem yaşandı. … Yeryüzünde bir cennet yaratmaya çalışmış olmamız nedeniyle şimdi bir kabu…"
"En iyi kitaplar bize bilmediklerimizi söyleyenlerdir."
"İyi yazamıyorsan iyi düşünemezsin, iyi düşünemiyorsan başkaları senin yerine düşünür."
"Şovenizm’ … insanların böcekler gibi sınıflandırılabileceğini ve milyonlarca, hatta on milyonlarca insandan oluşan koskoca grupların güvenle ‘iyi’ ya da ‘kötü’ olarak yaftalanabileceğini varsayma alış…"
"Güç araç değil, amaçtır. İnsan devrimi korumak için diktatörlük kurmaz, diktatörlük kurmak için devrim yapar. Eziyetin amacı eziyettir. İşkencenin amacı işkencedir. Gücün amacı güçtür."
"Ellisine gelen herkes hak ettiğini bulacaktır."
"Olumluyu olumsuza yeğlerim. Oynadığımız oyunda kazanmak söz konusu değil. Ama bazı yenilgiler ötekilerden daha iyidir."
"Artık saf aşk ya da tutku söz konusu değildi. Hiçbir duygu saf olamıyordu, çünkü her şeye korku ve nefret sinmişti. Kucaklaşmaları bir savaş, orgazmlarıysa bir zafer olmuştu. Bu, partiye indirilmiş bi…"
"Birçok insan hayatından makul ölçüde keyif alır ama bakiyeye baktığınızda hayat acıdır. Yalnızca çok genç ve ahmak olanlar bunun aksini düşünür."
"Bugünlerde her şey birinci kalite; hatta Hitler'in sizin için ayırdığı kurşunlar da."
"Dindarların ve ahlaksızların doğal olarak birbirlerini buldukları bir gerçektir."
"Bilinçleninceye dek başkaldıramayacaklar, başkaldırmazlarsa da hiçbir zaman bilinçlenemeyecekler."
"Özgürlük iki kere ikinin dört ettiğini söyleyebilmektir. Eğer buna izin verilirse gerisi kendiliğinden gelir."