Halide Edib Adıvar
1884 - 1964
Halide Edib Adıvar (1884–1964), Osmanlı sonu ve Cumhuriyet başlarındaki en önde gelen Türk romancılarından, fikir insanlarından ve kadın hareketi öncülerinden biridir. İstanbul’da doğmuş, Amerikan eğitim kurumlarında aldığı öğretim ve çok yönlü entelektüel birikimle edebiyat ve kamu hayatında etkili olmuştur. Eserlerinde toplumsal değişim, kadın hakları, milliyetçilik ve birey-toplum çatışmasını işlemiş; dili ve anlatımıyla dönemin hem yerli hem uluslararası okurlarının dikkatini çekmiştir. Roman, hikâye, makale ve anılarında gözlemlerini işlerken aynı zamanda Kurtuluş Savaşı sırasında halkı örgütleme ve kadınların kamu hayatına katılımını teşvik etme gibi siyasi ve toplumsal görevlerde de bulunmuştur. “Ateşten Gömlek”, “Sinekli Bakkal” ve “Vurun Kahpeye” gibi yapıtları, döneminin sosyal gerçeklerini ve bireylerin ahlaki ikilemlerini edebi açıdan ele alır. Adnan Adıvar ile olan evliliği ve entelektüel işbirlikleri de yaşamının önemli bir parçasıdır. Halide Edib, Türkiye’de edebiyat ile siyaset arasındaki köprülerden biri olarak kabul edilir; eserleri pek çok dile çevrilmiş, özellikle kadınların kamusal alandaki rolüne dair tartışmalara katkı sağlamıştır. 20. yüzyıl Türk düşünce ve edebiyat tarihinin kalıcı figürleri arasında yer alır.
Sözler (41)
"Türkler her türlü haksızlığı, hatta fenalığı affedebilirler, fakat onurlarına dokunulduğu zaman mesele bütün bütün değişir."
"Benim için, içinde bulunduğumuz tehlikeler ve çektiğimiz zahmetler acınacak değil, şeref verecek bir vaziyetti."
"Birbirimize ruhumuzun çirkin taraflarını görecek kadar yaklaşmadan ayrılmak belki daha iyi."
"İnsan gençliğinde kalbine ne kadar çok his ve hatıra biriktirirse o kadar geç ihtiyar olur. İnsana ekmekten, sudan fazla his lazım."
"Felaket ve tehlike önünde birleşen kalpler, düşmana karşı birbirine kenetlenen eller toptan tüfekten müessir müdafaalardır."
"Demek ki biz zavallı insanlar kalplerimizin elinde birer oyuncaktan başka bir şey değiliz."
"Taif, Şam, Halep, hepsi birdi. İstanbul'dan başka, dünyanın her yeri bir. İster saray olsun ister zindan!"
"Namus kadının yüzünü açıp açmamasında değildir. Din de peçe demek değildir. Öyle kapalı kadınlar vardır ki kapı arasından her türlü rezaleti yaparlar."
"Zavallı küçük kız bilmiyordu ki, aynı kudretle birbirine bağlı olan büyük aşkların hepsi masallardadır."
"İnsanların en etkili silahı, samimiyet ve zekadır."
"Hayatın bazı öncesiz anları vardır ki ne süresi ne biçimi ne tanımı vardır. Yalnızca bir duygulanma, yalnızca bir hayat sarsıntısıdır."
"Bazen adam, yirmi üç yaşında birdenbire ne kadar ihtiyar, ne kadar bütün dünyayı kavrayan bir tecrübeye sahip oluyordu."
"Ben bu bayrağın altında doğmuş bir Türk kadınıyım. Burada yaşadım, burada öleceğim."
"Anladık ki insan sürülebilir, hatta imha edilebilir, fakat fikir öyle değil. Fikir kafadan kafaya, devirden devire atlar geçer ve kendini gösterir."
"Milletinin ve memleketinin geleceği tehlikede olmamak şartıyla ben daima savaşa karşıyım."