Halil Cibran
1883 - 1931
Halil Cibran (Uluslararası literatürde Kahlil Gibran olarak bilinir), 6 Ocak 1883’te Osmanlı İmparatorluğu sınırları içindeki Bşerri (bugünkü Lübnan) kasabasında doğmuş; 20. yüzyılın en etkili Lübnan asıllı yazar, şair ve görsel sanatçılarından biridir. Ailesiyle birlikte 1895’te Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmiş, Boston’da eğitim görüp sanat ve edebiyat çevrelerinde yer almıştır. Hem Arapça hem İngilizce kaleme aldığı makaleler, şiirler ve denemelerle erken dönem çalışmalarını yayımlamış; yaşamı boyunca hem Doğu hem Batı kültürlerini birleştiren düşünceleriyle tanınmıştır. Gibran’ın en bilinen eseri 1923 tarihli The Prophet (Peygamber) olup, bu kitap evrensel temaları şiirsel bir dille ele alması sayesinde dünya çapında geniş bir okur kitlesine ulaşmıştır. Ayrıca resim, karikatür ve çizim alanlarında üretken olmuş; eserleri ve mektupları kişisel ve felsefi içeriğiyle değerlidir. Gibran’ın yaşamı, göç, kimlik ve ruhani arayış temaları etrafında şekillenmiş; eserleri 20. yüzyılın düşünsel ve edebi akışları üzerinde kalıcı etki bırakmıştır. 10 Nisan 1931’de New York’ta vefat etmiştir.
Sözler (71)
"İnsanların vefaları sana değil, sana olan ihtiyaçlarındadır. Sana ihtiyaçları değişince vefaları biter."
"Yumurta dıştan kırılırsa yaşam son bulur; içeriden kırılırsa yaşam başlar. İçten başlamayan dönüşümler ölümcüdür."
"Ne gariptir ki toplum olarak, aklı yavaş olana değil de ayağı yavaş olana, yüreği kör olana değil de gözü kör olana acırız."
"En uzun ömür ile en kısa ömür arasında pek bir fark olmadığını sizi çevreleyen sonsuzluğu düşündüğünüzde anlayacaksınız."
"Dün krallara itaat ettik ve imparatorların önünde boynumuzu eğdik. Ancak bugün sadece gerçeğin önünde diz çöküyoruz."
"Dostum, güneşe bak, toprağa bak, suya bak, buluta bak; fakat, arkana bakma. Kimin geldiği önemli değil, kimin gelmediği de."
"Ağaç hayat hikâyesini yazabilseydi, onun öyküsü, herhangi bir kavmin tarihinden farklı olmazdı."
"Ağaçlar yerin gök üstüne yazdığı şiirlerdir. Biz onları devirir, kağıda çeviririz, üstüne kofluğumuzu kaydedebilelim diye."
"Bazen,sen konuşmaya bile başlamadan, ben söylemek istediğin her şeyi bilirim."
"Bir elmanın yüreğinde gizlenen tohum görülmez bir elma bahçesidir. Ama bu tohum bir kayaya rastgelirse ondan hiçbir şey çıkmaz."
"Bir kişinin kalbini ve aklını anlamak için, başarmış olduğu işlere bakma, ancak arzu ettiklerine bak."
"Doğa, hoşgeldin diyen kollarıyla uzanır bize ve onun kadınsı güzelliğinden haz almaya çağırır bizi; ama biz onun sükunetinden ürker, kalabalık kentlere akın ederiz ve orada tıpkı vahşi bir kurdun önün…"