Halit Ziya Uşaklıgil
1866 - 1945
Halit Ziya Uşaklıgil (1866–1945), Osmanlı-Türk edebiyatının Servet-i Fünun kuşağının en etkili yazarlarından biridir. İstanbul doğumlu olan Halit Ziya, çağdaş Batı roman geleneğini Türk edebiyatına taşıyan, dil ve anlatım bakımından yenilikçi bir romancı ve öykücüdür. Devlet memurluğu yaparken edebiyatla uğraşmış, özellikle duygu çözümlemelerine, bireysel psikolojiye ve kent toplumunun çelişkilerine odaklanan eserleriyle tanınmıştır. Edebi kariyeri boyunca dergi ve gazetelerde yazılar, eleştiriler ve çeviriler yayımlamıştır. En bilinen eserleri arasında Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu ve Kırık Hayatlar sayılabilir; bu yapıtlar, toplumsal baskılar, aşkın trajedisi ve bireysel yalnızlık temalarını işler. Aşk-ı Memnu gibi romanları Türkiye'de defalarca sahneye, sinemaya ve televizyona uyarlanmış, geniş kitlelerce okunup tartışılmıştır. Halit Ziya'nın üslubu, ayrıntılı betimlemeler, iç çözümlemeler ve zarif Türkçe kullanımıyla dikkat çeker; bu nitelikleri onu modern Türk romanının kurucuları arasında saydırmıştır. Edebiyat tarihi bakımından mirası, sonraki kuşak yazarlar ve eleştirmenler tarafından sıkça değerlendirilmeye devam etmektedir.
Sözler (11)
"İnsanlar tuhaftır! Fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa mutlaka en önce vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar."
"İnsanlar tuhaftır; fena bir şey yapmakta olduklarını hissedecek olurlarsa, mutlaka en evvel vicdanlarını susturacak bir sebep bulurlar."
"Tehlike küçük bir gözün sizi kendine çeken mini mini bir gülümseyiş parıltısındadır."
"Size hayatınızın birkaç dakika için en aydınlık anlarını yaşatan yüzler gözlerinizi açtığınız zaman artık ortada bulunmayan düşlerin uçuşuyla ne olduğu saptanılamayarak, anlaşılamayarak uçup yok olan …"
"Ah insanlar!... Vicdanlarıyla bir türlü gizli sözleşme yaparak rahatlama imkanını bu danışıklı dövüşte ararlar."
"Kadınlar da her şeyden önce görmek, tanımak istek ve merakı uyanır. Bu istek ve merak duygusu kadın için uçurumun ilk adımıdır..."
"İnsan halk için değil, kendi için yaşamalıdır. (s. 23)"
"Kadınlar şiirli aşklar hülya ederler ve aşklarında şiirle bahtiyar olurlar. (s. 109)"