Ivan Illich
1926 - 2002
Ivan Illich (1926–2002), eğitim, sağlık, teknoloji ve kalkınma kurumlarına yönelik eleştirel analizleriyle tanınan Avusturyalı entelektüel, yazar ve eski Katolik rahiptir. 4 Eylül 1926’da Viyana’da doğmuş, dinî kimliği ve papazlığı ile entelektüel faaliyetlerini birleştirerek modern kurumların birey üzerindeki egemenlik biçimlerini irdelemiştir. 1960’larda Meksika’daki Centro Intercultural de Documentación (CIDOC) adlı düşünce merkezinin kuruluşunda rol almış, burada eğitim, kalkınma ve teknoloji politikalarına dair alternatif yaklaşımlar geliştirmiştir. Illich’in eserleri arasında Deschooling Society (1971), Tools for Conviviality (1973) ve Medical Nemesis (1976) öne çıkar; bu çalışmalarda okul sistemlerinin zorunlu eğitim yoluyla yarattığı bağımlılık, teknolojinin insan ilişkilerine etkisi ve tıbbî müdahalelerin sağlık üzerindeki paradoksal olumsuz sonuçları ele alınır. Düşüncesi, kurumsal otoritenin sınırlandırılması, bireysel özyeterlilik ve topluluk temelli çözümler çağrısına odaklanır. Çalışmaları sosyal teori, eğitim reformu ve sağlık politikası tartışmalarında uzun süre etkili olmuş; eleştirel yaklaşımı hem takipçileri hem de muhalifleri tarafından yoğun şekilde tartışılmıştır.
Sözler (36)
"Okul, öğrenmenin öğretme eylemiyle beliren, doğruluğu önkabul görmüş bir önerme üstüne yapılandırılmış bir kurumdur."
"Öğrenmeyi, iyileşmeyi ve kendi yolunu bulmayı değil de, öğretilmeyi, götürülmeyi, tedavi edilmeyi ya da yol gösterilmeyi isterler."
"Bugün okul tekelinin, yani önyargıyı yasal olarak ayrımcılıkla ilişkilendiren bir sistemin anayasal olarak reddedilmesine ihtiyacımız var."
"Tümüyle daha yüksek verim ve azalan maliyetler yanılgısıyla yapılanmış bir dünyada, mutluluk yaratan özveriyi öğretmek olanaksızdır."
"İnsanlar, sınırlar içinde yaşamayı öğrenmelidir. Bu, öğretilemez. Hayatta kalmak, insanların neleri yapamayacaklarını çabucak öğrenmelerine bağlıdır."
"Sözüne efendisininkiyle aynı ağırlığı verecek koşulların eşitliğini sürdürmek yerine, amirinin aynı bilgi dokunuşuna erişime sahip olmaktan memnundur."
"Orta Çağ'da Kilise'nin dışında kurtuluş yoktu ve ilahiyatçılar Tanrı'nın gözle görülür erdemli veya aziz olan putperestlerle ne yaptığını açıklamakta zorlandılar."
"Özgül bir çarenin taşıdığı özgül tehlikelerle yaşam boyu içli dışlı olmak, bunalım anında onu kabullenmeye ya da reddetmeye hazırlıklı olmanın en iyi yoludur."
"Mevcut dünya ikiye ayrılmıştır : yeterince sahip olmayanlar ve çok fazla olanlar; arabaları sokaktan sürenler ve araba sürenler. Yoksullar sinirli ve zenginler daima tatminsiz."
"İnsan kelimeye karşı dikkatli olmaya başlar, varsayılan bilgiye dayanır. Oylama tartışmanın, seçim sandığının ve sehpanın yerini alıyor. Vatandaş ekranı önünde oturuyor ve sessiz."
"Öğretmen sahip olduğu kişiliğini yargı, ideoloji ve doktor işlevleriyle birleştirdiğinde, toplumun temel yapısı, yaşam için hazırlanması gereken süreçle amaçından saptırılmaktadır."
"Tüketici kullanıcısı, dikkatli bir şekilde paketlenmiş garantili bilgi dozuna ihtiyaç duyar. Komşunun aynı gazetesini okuma, sahibinin aynı televizyon yayınını izleme kesinliğine güvenin."
"Bilimsel ilerleme sayesinde, sanayi sonrası bir toplumu, bir kişinin yaratıcılığını kullanmanın asla başkalarına zorunlu bir iş, bilgi veya tüketim türü dayamayacağı şekilde inşa edebiliriz."
"Okul hem toplum mitinin kaynağı, hem bu mitin tezatlarının kurumsallaştırılması ve hem de mit ile gerçeklik arasındaki uyumsuzluğu tekrar üretecek ve gizlecek olan ritüel mekanıdır."
"Yoğun endüstrileşmiş bir toplumda insanlar herhangi bir şeyi yapmaya değil de almaya koşullanmışlardır. Kendi yaratacaklarına değil satın alabileceklerine değer vermek üzere eğitilmişlerdir."
"İnsanların, sınırsız üreme, sınırsız tüketim ve kullanımdan kaçınmayı öğrenmeleri gerekiyor. İnsanları, gönüllü yoksulluk için eğitmek ya da yönlendirme yoluyla onlara özdenetim kazandırmak olanaksızd…"