İbrahim Kaypakkaya
1949 - 1973
İbrahim Kaypakkaya (1949–1973), Türkiye'de 1960'ların sonu ve 1970'lerin başında etkili olmuş Marksist-Leninist bir militan, yazar ve örgütçüdür. Politik yaşamında Türkiye solundaki revizyonizme karşı sert bir eleştiri geliştirmiş, kırsal gerilla stratejilerini ve Maoist perspektifi savunmuştur. 1972'de Türkiye Komünist Partisi/Marksist-Leninist'in (TKP/ML) kurucuları arasında görülür ve gençlik yıllarından itibaren devrimci faaliyetlere yoğunlaşmıştır. Kaypakkaya, sınıf mücadelesine dair teorik ve pratik değerlendirmeler içeren yazıları ile tanınır; özellikle Türkiye'nin etnik ve ulusal sorunlarına ilişkin görüşleri, sol içindeki tartışmalarda belirleyici olmuştur. Devlet güçleriyle çatışmalar ve tutuklamalar sürecinde yakalanmış, gözaltında işkence görerek hayatını kaybetmiştir. Ölümü, Türkiye sol hareketinde derin bir etki bırakmış ve onu birçok radikal grup açısından bir simge hâline getirmiştir. Hayatı ve düşünceleri, Türkiye'deki devrimci tarih ve sol siyaset araştırmalarında sıkça incelenir; hem destekçileri hem de eleştirmenleri tarafından geniş biçimde tartışılmıştır. Kaypakkaya'nın metinleri ve örgütsel mirası, 1970'lerin Türkiyesi üzerine çalışmalarda referans noktası olmaya devam etmektedir.
Sözler (8)
"Sünnilik, Alevilik, Kürtlük, Türklük diye ayrım yapmak yanlıştır. Bu kavga yoksul-zengin kavgasıdır. Kimden olursa olsun bütün yoksulların birleşmesi şarttır."
"Halkın menfaati ile partinin menfaati çeliştiği zaman Marksist-Leninistler, halkın menfaatinden yana çıkarlar.Bu hizipçilik değildir.Partinin mefaati adına, halkın menfaatlerinin karşısında yer almak,…"
"Türkiye'nin geleceği çelikten yoğruluyor; belki biz olmayacağız ama bu çelik aldığı suyu unutmayacak."
"Komünist devrimciler, tarihin devrimci mücadelede bir silah haline getirilmesini bilirler."