İlyas Salman
1950 - günümüz
İlyas Salman (1949 doğumlu), Türkiye’nin önde gelen oyuncularından biri olarak tanınır. 1970’lerden itibaren sahne ve sinema dünyasında etkin olan Salman, karakter oyunculuğundaki başarısıyla dikkat çekmiştir. Toplumsal gerçekçi temalara yatkın rollerde, Anadolu insanının günlük yaşamını ve zorluklarını nitelikli bir biçimde yansıtan performanslar sergilemiş; hem sinema hem de televizyon projelerinde derinlikli, empatik karakter tasvirleriyle izleyici ve eleştirmenlerden geniş ilgi görmüştür. Sanatsal üretimini oyunculukla sınırlamayan Salman, yönetmenlik ve senaryo yazarlığı yönleriyle de tanınır; bu alanlardaki çalışmaları Türk görsel-işitsel kültürüne katkı sağlamıştır. Kariyeri boyunca çeşitli ulusal festivallerde ve ödül platformlarında takdir toplamış, Türkiye’nin toplumsal dönüşümlerini ve kırsal-kent ilişkilerini sahne ve ekranda temsil etme biçimiyle çağdaş Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olarak anılmıştır. Günümüzde de özel yaşamını ve sanatını sürdüren bir figür olarak kabul edilmektedir.
Sözler (77)
"Türk halkının verdiği Kurtuluş Savaşı'nı inkâr edenler ya geri zekalıdırlar ya akıllarından zorları vardır ya da inatla inanmak istemeyenlerdir."
"Oysaki insan önce kendi kişiliğiyle barışık olmalı. Kendine saygı duymayan başkasına da saygı duyamaz."
"Hayattan ders alsaydık tarih tekerrürden ibaret olmazdı ama ne yazık ki biz hafıza kaybı yaşayan bir toplumuz."
"Kemal Sunal öyle bir değerdir ki benim gözümde; anası ağlatılan bir milleti güldürmeyi başarmıştır. Bu milletin Kemal Sunal’a bir vefa borcu var."
"İlkokul çağınızı bir düşünün. İlkokul ilk aşk demektir. O dönemin aşkı bir başkadır. Çünkü içinde para yoktur. Lüks yoktur. Lüks kıyafetler söz konusu değildir."
"İnstagram 2 saat çökünce ortalık ayağa kalkıyor ama Wikipedia 2 senedir kapalı, kimsenin umurunda değil. Çünkü bu toplum bilgiye değil, beğenilme arzusu ve ilgiye aç."
"Bilimden uzaklaşarak gideceğimiz yolun sonu karanlıktır. Mustafa Kemal Atatürk'ün anlayışını bilime akraba olarak yaşayacağız. O zaman anlayacağız: Tek yol Kemalist Devrim."
"Dinsel inancın karşısına bilimselliği rakip olarak koyarsan, materyalizmin ne olduğunu kavrayamamış kıt beyinli mahlukatlar aşırı bilimselliğin maneviyatı öldürdüğünü ileri sürerler."
"Laz mısın, Çerkez misin? Alevi misin, Sünni misin? Kürt müsün, Türk müsün? Farketmez! Bunlar insanı insana düşman etmez. Artık iki çeşit insan kaldı dünyada; Bir, çalışan insan İki, çalan insan."
"Ben artık Türk, Kürt, Alevi, Sünni de değilim. Çünkü ben dünyaya gelirken anneme, babama mektup yazmadım, faks çekmedim, telefon etmedim. Ben çırılçıplak bir insan olarak geldim dünyaya."
"Kavga deyince de aklınıza silahlı kavga gelmesin. Düşüncelerin çarpışması diyelim. Düşüncelerin çarpışması çok önemlidir. Çünkü hayatı çelişmeler yaratır; uyumlu şeyler değil. Çelişmesiz gelişme olmaz…"
"Şimdi bir toplum düşünün ki bilen insana düşman. Bu toplumun okumuş insana ihtiyacı yok. İzleyen, dinleyen insana ihtiyacı yok. Koyuna ihtiyacı var. İki türlü insan var. Kürt, Türkde kalmadı. Bir çalı…"
"Ben yaptım” demek hiç doğru değil, yediğimiz ekmekten içtiğimiz suya kadar her şeyden vergi topluyorsun. Benim paramla yapıyorsun. Sonra karşıma çıkıp ben yaptım diyorsun. Hayır efendim, asıl ben yapt…"
"Başıma ne alevi dedesi, ne sünni hocası, ne haham ne de papaz gelecek. Gelmesin. Arkadaşlarım ve yoldaşlarım toplanacaklar ve beni türkülerle, şarkılarla uğurlayacaklar. Beni yıkamayacaklar, dünyadaki…"
"Karşımızdakilerin yayınlarını okumak utanç veriyor bize. Oysa bu duygunun tam tersini duymalıyız. Faşistler tarafından kandırılmış yoksul halkla karşı karşıya geldiğimizde sırf devrimci düşüncenin ger…"
"Ben yerimi seçmek zorundayım. Seçme zorunluluğum olmamasına rağmen. Ya Türk olacaktım ya da Kürt. Halbuki ben dünyaya gelmeden önce anneme babama mektup yazmadım. Faks çekmedim. Telefon etmedim. Telgr…"
"Ben çırılçıplak bir insan olarak dünyaya gelmiştim. Sonradan bana bir takım elbiseler giydirmeye çalıştılar. Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Laz, Çerkez. Ben bütün bu elbiseleri yırttım. İnsanlık elbisesi g…"