Karacaoğlan
Karacaoğlan, Türk halk şiiri geleneğinin en tanınmış âşık şairlerinden biri olarak kabul edilir. Yaşamı ve kişisel ayrıntıları hakkında güvenilir tarihî belgeler bulunmamakla birlikte, genel kanaat şiirlerinin ve türkülerin 17. yüzyılın ortalarından 18. yüzyıl başlarına kadar uzanan bir döneme ait olduğu yönündedir. Anadolu'nun çeşitli yörelerinde dolaşan bir âşık olarak anılan Karacaoğlan, şiirlerini büyük ölçüde sözlü gelenek içinde üretmiş ve sonraki kuşaklar tarafından derlenip yazıya geçirilmiştir. Eserlerinde doğa betimlemeleri, tutkulu bir aşk anlayışı, sade ve etkili bir dil ile toplumsal yaşamdan gözlemler öne çıkar. Aşık edebiyatının melodik yapısı ve doğrudan söyleyiş tarzı Karacaoğlan şiirlerinin halk arasında kolayca benimsenmesini sağlamıştır. Modern Türk edebiyatı ve folklor araştırmaları açısından Karacaoğlan, halkın duygularını ve dilini temsil eden merkezi bir figürdür; şiirleri çok sayıda derlemede yer almış, bestelenmiş ve günümüzde hâlâ sözlü ve yazılı biçimlerde yaşatılmaktadır.
Sözler (6)
"Yiğit olan sırrını kimseye demez,kötü kalbindekini dile getirir."
"Yalnız taşla duvar olmaz."
"Cehennem yerinde hiç ateş yoktur. Herkes ateşini buradan götürür."
"Sevdaya düşen yorulmaz."
"Gel denmeyen yere varılamaz."
"Ağacın iyisi özünden, Yiğidin iyisi sözünden olur."