Kâzım Koyuncu

Kâzım Koyuncu

1971 - 2005

Kâzım Koyuncu (1971–2005), Karadeniz bölgesi kökenli Türk şarkıcı, söz yazarı ve çok yönlü müzisyendi. Hopa doğumlu olan Koyuncu, Karadeniz ezgilerini rock, blues ve alternatif müzik unsurlarıyla birleştiren özgün bir dil geliştirdi; Lazca ve Türkçe şarkı söylemesi, yöresel ritimleri modern düzenlemelerle harmanlamasıyla tanındı. Sahnede enerjik performansları ve samimi yorumu kısa sürede geniş bir dinleyici kitlesi kazandırdı ve Türkiye müzik sahnesinde bölgesel kültürleri görünür kılmada etkili oldu. Kâzım Koyuncu aynı zamanda çevre, kültürel haklar ve yerel kimlikler konusunda duyarlı bir figürdü; Karadeniz’in çevresel sorunlarına dikkat çekti ve Laz dilinin yaşatılması için çalışmalar yaptı. Genç yaşta yakalandığı hastalık nedeniyle 2005 yılında hayatını kaybetmesi, sanatçının kariyerini yarıda bıraktı ancak bıraktığı eserler ve toplumsal duruşu onu Türkiye’de önemli bir kültürel figür haline getirdi. Ölümü sonrasında anma konserleri, derleme yayınlar ve belgesel çalışmalarla mirası yaşatılmaya devam etmektedir.

Sözler (8)

"Trabzonspor’u tutmak sadece o yörenin çocuğu olmakla açıklanabilecek milliyetçi bir davranış değildir. Benim için Trabzonspor, en güçlülere karşı koyan ve herkesi yenen hayali kahramandı. Öyle bir kah…"

"Devrimi düşlüyorsan ona göre yaşarsın. Yürüyüşün farklı olur. Bakkala, manava başka türlü davranırsın. Bunun için sana kimse puan yazmaz tabii; ama anlarlar. Orada birisi farklı yürüyor."

"Bir şey ürettim ben, üç beş kişilik şey değil, sevgi denen şey herhalde."

"Bütün dünyanın, bütün toprakları hepimizindir. Bütün Şarkılar, dünyadaki tüm insanlarıındır. Tüm topraklarda memleketimizdir."

"Ben bir müzisyenim, ondan sonra biraz Karadenizliyim; ama hepsinin ötesinde ben bir devrimciyim. Ve gerçekte doğru bildiğim bir şeyi en azından çok zorlanırsam ortaya koymaktan çekinmem."

"Birbirimizi anlamamız için, aynı dili konuşmamıza gerek yok, ezildikten sonra, hepimiz aynı şarabız..."

"Her şeye rağmen yeryüzünde şarkılar söyledik..."

"Beni radyasyon değil, Türkiye'deki sistem kanser etti."