Jean Cocteau

Jean Cocteau

1889 - 1963

Jean Cocteau (1889–1963), Fransız şair, oyun yazarı, romancı, yönetmen, ressam ve sahne tasarımcısıdır. 5 Temmuz 1889'da Maisons-Laffitte'de doğan Cocteau, genç yaşlardan itibaren simgeleşmiş bir sanatçı kimliği geliştirmiş; şiir, roman ve tiyatro eserleriyle edebiyat çevrelerinde dikkat çekmiştir. Özellikle ilk dönem şiirleri ve provokatif denemeleriyle başlayan üretimi, sonraki yıllarda tiyatro ve sinema alanına genişlemiş, modernizmin ve avangardın Fransız sahnesindeki en etkili seslerinden biri olmuştur. Cocteau, sinemada yarattığı düşsel ve mitolojik imgelerle tanınır; yönetmenliğini yaptığı La Belle et la Bête (1946), Orphée (1950) ve Le Sang d'un Poète (1930) gibi filmler sinema tarihinde estetik açıdan önemli kabul edilir. Ayrıca Les Enfants Terribles (1929) adlı romanı ve çok sayıda oyunuyla edebiyat sahasında da kalıcı bir etki bırakmıştır. Sahne dekorları, kostüm tasarımları ve çok disiplinli iş birlikleri sayesinde çağdaş sanatçılarla yakın ilişkiler kurmuş, 1955'te Académie Française üyeliğine seçilerek kariyerinin resmî bir tanınmasını elde etmiştir. Cocteau, 11 Ekim 1963'te Milly-la-Forêt'de hayatını kaybetmiştir; çok yönlü üretimi ve mitopoetik anlatıları günümüzde de çalışılmaya devam etmektedir.

Sözler (16)

"Sanat, sıklıkla zaman içinde güzelleşen çirkin şeyler üretir. Öte yandan moda, daima zaman içinde çirkinleşen güzel şeyler üretir."

"Rüyanın özelliklerinden biri, orada hiçbir şeyin bizi şaşırtmamasıdır. Orada alışkanlıklarımız ve dostlarımızdan kopuk şekilde, özlem duymaksızın, yabancılarla yaşamayı kabulleniriz."

"Bir sanatçı sanatı hakkında, bir bitki botanik hakkında ne kadar konuşabilirse o kadar konuşabilir."

"Şiir zaruridir. Keşke niçin olduğunu bilebilseydim..."

"Şair asla takdir istemez; onun istediği, inanılmaktır."

"Tarih nedir ki nihayetinde? Tarih, sonunda yalanlara dönüşen gerçeklerdir; efsaneler ise sonunda tarihe dönüşen yalanlar..."

"Şansa inanmak durumundayız. Aksi halde sevmediklerimizin başarısını nasıl açıklayabiliriz ki?"

"Film, ancak materyalleri kalem kâğıt kadar ucuz olduğunda bir sanat dalı olacaktır."

"Bir yazarın ölümünün ardından defterini okumak, uzun bir mektup almaya benziyor."

"Doğduğum gün başladı ölümümün reftarı. Yürüyor bana doğru, aheste aheste."

"Gizemin de kendi gizleri vardır, tanrılar vardır tanrılardan yüce. Her nasıl ise bizde, öyledir onlarda da. İşte budur sonsuzluk."

"Gerçek gerçekçilik, alışkanlıkların üstünü örttüğü ve görmemizi engellediği hayret verici şeyleri ortaya çıkarmakta yatar."

"Büyük adamların heykelleri, hayattayken üzerlerine atılan taşlardan yapılır."

"Yazarsam rahatsız ediyorum. Film çevirirsem rahatsız ediyorum. Resim yaparsam rahatsız ediyorum. Resmimi gösterirsem rahatsız ediyorum, göstermesem de rahatsız ediyorum! Rahatsız etme bende gelişmiş b…"

"Bir şair için en büyük trajedi anlaşılmadığı halde hayran olunmaktır."

"Ben her zaman doğruyu söyleyen bir yalancıyım."