I. Süleyman ( Kanuni Sultan Süleyman )

I. Süleyman ( Kanuni Sultan Süleyman )

1495 - 1566

Kanuni Sultan Süleyman (halk arasında I. Süleyman veya Süleyman the Magnificent olarak bilinir), 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun ve etkili hükümdarlarından biridir. 6 Kasım 1494’te doğduğu ve 7 Eylül 1566’da Szigetvár Kuşatması sırasında öldüğü kabul edilen Süleyman, 1520–1566 yılları arasında saltanat sürmüş; askeri başarıları, hukuki düzenlemeleri ve kültürel himayesiyle İmparatorluğun en parlak dönemlerinden birini temsil etmiştir. Saltanatı boyunca Balkanlar, Doğu Akdeniz ve Kuzey Afrika'da genişlemeler sağlamış; Belgrad’ın fethi (1521), Rodos’un alınması (1522) ve 1526’daki Mohaç Muharebesi gibi önemli askeri başarılarla Osmanlı sınırlarını büyük ölçüde genişletmiştir. Süleyman aynı zamanda "Kanuni" unvanıyla hukuk ve idare alanında kalıcı düzenlemeler yapmıştır; yerel uygulamaları merkezileştirmeye ve adalet mekanizmalarını kurumsallaştırmaya yönelik kanunnamelerle tanınır. Denizcilikte Barbaros Hayreddin Paşa gibi komutanların etkinliğiyle Akdeniz’de Osmanlı etkinliği artmış; mimari ve kültürde Mimar Sinan başta olmak üzere birçok sanat ve mimarlık eserine himayeci olmuştur. Şiir ve edebiyata olan ilgisi, saray çevresinde yeni kültürel üretimlerin doğmasına katkı sağlamıştır. Saltanatı boyunca yönetim, askeri ve kültürel alanlarda bıraktığı etki, Osmanlı İmparatorluğu’nu zirveye taşıdığı için tarihsel önemi büyüktür.

Sözler (28)

"Sanatkarlar, sizler her biriniz benim için tıpkı bir yeniçeri gibisiniz. Onların kılıcısı sizin ise kaleminiz bize güç üstüne güç katacaktı."

"Kılıcımızın gölgesi durdukça düşmanlar elbette ki bizden korkacaklardır."

"Ben 3 kıtaya hükmediyorum ama balonun belli bir çapı var. Bu çap doğrultusunda ilerler isek bir şey olmaz ama fazla şişirirsek elbet patlayacaktır."

"Dünyanın efendisi ben değil, reayadır ki, ziraat ve çiftçilik emrinde huzur ve rahatı terk ile iktisap ettikleri nimetle bizleri yaşatırlar."

"Hayreddin! Seni Fransızlara yardım etmek ve İspanya üzerine yüklenmek üzere başkomutan yapıyorum. Bu seferki vazifen çok ağırdır. Çünkü Fransızlardan başka Akdeniz'de kimlerin donanması varsa, onlara …"

"Bir zafer daha umuyorum. Hatta zaferi kendime vaad ediyorum."

"Hiçbir şeyi ben yaptım deme. Ele geçirdiğin tüm kaleler, kazandığın tüm başarılar Allah'ın bir lütfudur."

Din

"Onlar İstanbul'u fetheylemek gibi büyük bir erdeme ulaştılar. Onları kendimizle bir tutamayız."

"Kafirin tedbiri bizi yolumuzdan çeviremez. Rodos illa alınacaktı. Yiğitlik bu mudur? Niçin gayret göstemezsiniz? Rodos şiddetli topçu ateşi ve hücumlarımız karşısında hala ayakta sallanıyor da neden b…"

"Bu, harp demektir! Biz hakareti sineye çekecek kudretsizlerden, tabansızlardan değiliz. Tez zafer hazırlıkları tamamlansın. Belgrad Kapısı'nı kırmaya andımız vardır."

"Bu ne güzellik, bu ne yüz, bu ne kokudur? Aklım saçının kokusuyla doludur, ansızın divane oldu, bu ne aşk, bu ne dert, bu ne huydur?"

"Dostum; ben gönlümü senden yana yolladım, onun bir daha benden yana gelmesi mümkün değil."

"Denizde savaştan, karada fetih olmaz."

"Altın ver, altın ver ki görsünler hazinenin kudretini."

"Bre Hasancan, devletin işi görmezden gelmek değildir. Elbet zulmedenler saptanıp cezasını çekecektir."

"Halk içinde devlet kadar itibarlı bir başka şey yoktur ama, dünyada bir nefeslik sıhhat gibi saadet ve zenginlik olmaz."

"Mevkiler önce Allah'a sonra Devlet-i Aliyye'ye karşı sorumluluktur."

"İçime kibir girdi."

"Devlet adalet üzerine inşa edilir."

"Ben ölünce bir elimi tabutumun dışına atın. İnsanlar görsünler ki padişah olan Süleyman bu dünyadan eli boş gitmiştir."