Levent Kırca
1950 - 2015
Levent Kırca, Türk tiyatrosu ve televizyonunun önde gelen komedi ve hiciv ustalarından biriydi. Sahne çalışmalarına ve amatör tiyatroya genç yaşta başlayan Kırca, uzun yıllar hem sahnede hem de ekranda izleyicinin karşısına çıktı. En çok, toplumsal ve siyasal konuları mizahi bir dille ele alan televizyon programı "Olacak O Kadar" ile tanındı; bu program sayesinde geniş kitlelere ulaşarak dönemin politik ve sosyal olaylarını popüler espri diliyle yorumladı. Kırca, sinema ve tiyatro oyunlarında da aktif rol aldı; oyunculuk yanı sıra senaryo ve metin yazarlığına ilgi gösterdi ve toplumsal eleştiri ile mizahı harmanlayan bir anlatı geliştirdi. Uzun kariyeri boyunca hem televizyon hem de sahne performanslarıyla nesiller boyunca tanındı ve tartışıldı. Sanat yaşamı boyunca doğrudan politikayı ve toplumsal meseleleri hicvetmesi nedeniyle hem destekleyenler hem de eleştirenler tarafından dikkat çekti. Levent Kırca, Türk mizahının halkla buluşmasında önemli katkılarda bulunmuş bir figür olarak anılmaya devam etmektedir.
Sözler (21)
"Mizahı, hiç küçümsememek gerekir. İnanılmaz bir şekilde görevini yapar, taşı gediğine atar."
"İnsan olarak birbirimizi sahiplenmek, birleşebilmek için uzaylıların dünyayı istila etmesi mi gerekir?"
"Hayatta dik durmayı başarmış, hükûmetlere kafa tutmuş devrimci bir adam olarak, yine dik duracağım."
"Mizah; haziran olaylarında görevini yapmıştır. Baş yarmıştır ama kansız ve diktatörleri komik duruma düşürmüştür."
"Babam çok küçükken bana "Ne Olursa Olsun Şerefinle Yaşa Oğlum" Derdi...! İşte O Gün Bu Gündür "Atatürkçüyüm"..."
"Mizahın yasaklanmasının sebebi de görevini yapıyor olmasıdır. Zaten mizahın tarifi; "Zayıfın, güçlüye karşı silahıdır.""
"Bugün ben ölüyorsam, şunu bilerek ölüyorum: Cumhuriyetime sahip çıktım, hep Atatürkçüydüm, hep de öyle kaldım."
"65 yaşındayım, ölsem gözüm açık gitmez. Gençler yaşasın, onlara bir şey olmasın. Benim hayatla olan maçım ortada."
"Söz’ vardır, zengin eder sizi, ‘söz’ vardır hapis yatarsınız… Önemli olan; doğru ‘söz’ü söyleyecek kadar adam olmanız…"
"Ölümden korkmadığımı, ölüme karşı dik durduğumu belirtmek isterim. Ölüm de ... Korkmuyorum ama ölmeyeceğim de demiyorum."
"Bir zamanlar sözün senet olduğu ülkemizde, bugün sözler yerlerde sürünüyor. Kimsenin sözüne güvenilemiyor. Dahası, ortalık döneklerle dolu…"
"Ben hayatın hakkını vererek yaşadım. Gözlerimi kapatırken gönlüm rahat olacak. Bu rahatlığı olmayanlar düşünsün. Ben ölümden korkmuyorum."
"Mizah bir silahtır. Dikkatlice kullanmak gerekir. "Gezi Parkı Haziran Olayları"nda, gençlerin elindeki tek silah mizahı. Ve bunu çok iyi kullandılar."