Maksim Gorki

Maksim Gorki

1868 - 1936

Maksim Gorki (doğum adı Aleksey Maksimoviç Peşkov, 28 Mart 1868 – 18 Haziran 1936), Rusya’nın önde gelen yazarlarından, oyun yazarı ve toplumsal eleştirmenidir. Hayatın sert koşullarını ve alt sınıfların deneyimlerini betimleyen eserleriyle tanınan Gorki, kendisine sanat yaşamında “Gorki” takma adını aldıran acı-tatlı gerçekçilik anlayışıyla edebiyatta önemli bir yere sahiptir. Erken dönem otobiyografik üçlemesi—Childhood, My Apprenticeship ve My Universities—yazarın kişisel gelişimini ve dönemin toplumsal şartlarını güçlü bir dille aktarır. Gorki, tiyatroda The Lower Depths (Dibe Vuranlar) ve romanda Mother (Ana) gibi eserlerle geniş kitlelere ulaşmış; Znanie (Bilgi) yayınevini kurarak çağdaşı yazarların eserlerini yayımlamış ve edebiyatın toplumsal işlevine vurgu yapmıştır. Devrimci dönemin fikir akımlarıyla yakın ilişki kurmuş, dönem zaman zaman Sovyet otoritesiyle karmaşık bir ilişkiye sahip olmasına rağmen kültürel yaşam üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. Gorki, Sovyet edebiyatının şekillenmesinde etkili olmuş, sonraki kuşaklar tarafından hem edebi hem de toplumsal bir miras bırakan önemli bir figür olarak kabul edilir.

Sözler (84)

"Haklı olanlar ve gerçekler kanla boğulmaz, bunu da öğrenin!"

"Kelimeler, dostum, bir ağacın yaprakları gibidir."

"İnsan ne şekilde yaşarsa, o şekilde düşünür."

"Hayat küçük ölçeklerdede mükemmel olabilir."

"Çalışmak bir keyifken, hayat zevktir; çalışmak görevken hayat köleliktir."

"Benim görüşüme göre bu dünyada elde edebileceğin bir zerre adalet yok."

"Bizim adalet terazisi yalnız bir tarafa ayarlı."

"İnsanlar düşünmeyi öğrendiler mi, düşüne düşüne gerçeğe ulaşmayı da öğrenirler elbet."

"İnsan sevdiği işte çalışınca hayat bir eğlencedir, sevmediği bir işte çalışınca ise kölelik."

"İnsanlar birbirlerine egemen olmak isterler ama, kendi kendilerinin bile efendisi değillerdir."

"İyi bir insan aptal da olsa iyi olmayı sürdürebilir ancak kötü bir insan beyin taşımak zorundadır."

"Köylü ile zengin, katran ile su gibidir. Bir yerde buluşamazlar, sürekli olarak biri ötekini atar."

"Yaşam böyle! Eskiden insanlara kızardım. Sonra düşündüm, gördüm ki, kızmaya değmiyor."

"Hepimiz alışkınız güçlüklere acılara. Çile çekmek bizim doğal ortamımız. Elbise gibi giyeriz onu , onunla soluk alırız."

"İnsan kılığına girmiş hayvansı yol arkadaşlarıyla çepeçevre sarılı yaşamak kaçınılmaz olduğu sürece yaptığımız her şey üfürükle yıkılacaktır."

"Aldanma diye bir şey yoktur! Sadece biraz fazla güvenmek vardır. Ve insanı aldatığı değil, en çok güvendiği aldatır."

"Yaşam, insanların bastıramadıkları daha iyiye ulaşma istekleri yüzünden hep yeterince kötü olacaktır."

"Devrim; eli hamurdan çıkmayan analar, bacılarla gerçekleşecektir."

"Düşüncelerini önyargılar zincirinden kurtaranlar için hapishane diye bir şey yoktur."

"Yardım et! Okuyana gün yüzü göstermeyecek kitaplar ver bana."