Winston Churchill
1874 - 1965
Winston Churchill (1874-1965), İngiliz devlet adamı, yazar, tarihçi ve Birleşik Krallık başbakanıdır. 30 Kasım 1874'te Blenheim Sarayı, Oxfordshire'da doğdu. Churchill, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında İngiltere'nin lideri olarak gösterdiği kararlılık ve liderlik ile tanınır. Savaş döneminde yaptığı etkileyici konuşmalar ve stratejik kararlarla İngiltere'yi Nazi Almanyası'na karşı dirençli bir şekilde yönetti. Politik kariyerinin yanı sıra, edebi çalışmalarıyla da dikkat çekmiştir. 1953 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmıştır. Ödül, onun tarih yazımı ve biyografi alanındaki üstün başarısını ve etkileyici hitabet sanatını takdir etmek için verilmiştir. En bilinen eserleri arasında altı ciltlik "The Second World War" (İkinci Dünya Savaşı) ve dört ciltlik "A History of the English-Speaking Peoples" (İngilizce Konuşan Halkların Tarihi) bulunur. Churchill, aynı zamanda bir asker ve gazeteci olarak da görev yapmıştır. 24 Ocak 1965'te Londra'da hayatını kaybetmiştir. Bugün, hem politik hem de edebi katkılarıyla dünya tarihindeki en etkili figürlerden biri olarak anılmaktadır.
Sözler (94)
"Hayatım boyunca sık sık sözlerimi yemek zorunda kaldım ve itiraf etmeliyim ki bu her zaman sağlıklı bir diyet oldu."
"Hükümeti kontrol eden halktır, hükümet halkı kontrol edemez."
"Hiçbir salaklık, hoşgörüsüz idealizmin salaklığından daha pahalı değildir."
"Hiçbir şey intikamdan daha pahalı, daha tıkanmış değildir."
"İnsan, kendisini kızdıran şeyler kadar büyüktür."
"İyi vergi diye bir şey yoktur."
"İyi bir konuşma bir kadının eteği gibidir. Konuyu kapsayacak kadar uzun, ilgiyi yaratacak kadar kısa."
"İdare edilebilen zorluklar, kazanılmış fırsatlardır."
"İnsanî değerler içerisinde en çok saygı gösterilmesi gereken değer cesarettir; çünkü söylenildiği gibi "diğer bütün değerleri güvence altına alan değer cesarettir."
"İtfaiye ile ateş arasında tarafsız kalamam."
"İki insan sürekli aynı şeyleri düşünüyorsa, biri gereksiz demektir."
"Ordunun yardımı olmaksızın Filo’nun başarı sağlayabileceği ümidine kapılmıştım; fakat şimdi bu işte müşterek bir harekatın zorunlu olduğunu anlıyorum"
"Türkler, Çanakkale’yi zorlayan çağının en ileri tekniğine sahip güçler karşısına adeta bir kale gibi dikilmişlerdir"