Nadine Gordimer

Nadine Gordimer

1923 - 2014

Nadine Gordimer (d. 20 Kasım 1923, Springs, Güney Afrika – ö. 13 Temmuz 2014, Johannesburg), Güney Afrikalı romancı, kısa öykü yazarı ve siyasal düşünürdür. Yazın hayatı boyunca apartheid rejiminin toplumsal ve etik etkilerini derinlemesine ele alan eserler verdi; karakter odaklı gerçekçilik ve ahlaki çözümlemelerle Güney Afrika toplumunun ırksal, sınıfsal ve kişisel çelişkilerini işledi. İlk romanı The Lying Days (1953) ile başlayan ve otuzun üzerinde eserle devam eden üretimi, onu hem ulusal hem uluslararası düzeyde saygın bir yazar haline getirdi. Gordimer, özellikle The Conservationist (1974), Burger's Daughter (1979) ve July's People (1981) gibi romanlarıyla tanındı; kısa öyküleri de geniş yankı uyandırdı. 1991'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü; jüri onun apartheid döneminin insanî gerçeklerini ve evrensel insanlık durumunu ustalıkla yansıttığını vurguladı. Yazmanın yanı sıra apartheid karşıtı aktivizmiyle de bilinen Gordimer, Güney Afrika'daki siyasal değişim sürecine entelektüel katkılarda bulundu ve dünya edebiyatında insan hakları ile edebi sorumluluk temalarını güçlendirerek kalıcı bir etki bıraktı. Yaşamı boyunca edebi incelik, etik sorgulama ve toplumsal tanıklık arasındaki dengelerle dikkat çeken Gordimer, ölümüne dek yazmayı sürdürdü ve çağdaş Güney Afrika edebiyatının en etkili figürlerinden biri olarak kabul edildi.

Sözler (8)

"Ben göremediğin hava akımlarında sallanan bir mum aleviyim. Yanmamı sağlayan kişi sen olmalısın."

"Görmek her zaman fark etmekten ibarettir. Gözlerimizi kendi tanıdıklarımızın üzerinde gezdirir ve neyi kabul edeceğimizi seçeriz."

"Hapishane ellerinizi ve ayaklarınızı değil, sesinizi zincirliyor."

"Beyaz erkekleri bir kadın sürücüyü aşağılamak kadar tahrik eden başka bir şey yoktur. Hayvan bozuntusu maçolar tahrik olur böyle bir şeyden!"

"Eğer cami ve kilise yaşamın bir evresinde terk edilmişse, sinema pekâlâ bir meditasyon mekânı olabilir. Birinin secde ettiği, ötekinin diz çöktüğü bir tapınakta olduğu gibi, burada da insan yanındakin…"

"Ah sen saman sarışını, yüreğe sızı düşürecek kadar güzel ve tatlı kokulu sarışın, keşke hiç doğmamış olsaydın."

"Geçmiş gibi görünen ne varsa hepsi içimde."

"Korkulan ve nefret edilen kişiler gibi olmayı kim isterdi ki ? Özenmek, özgürlük demek değil ."