Necip Fazıl Kısakürek
1904 - 1983
Necip Fazıl Kısakürek (1904–1983), Türk şair, oyun yazarı, romancı ve düşünürdür. 26 Mayıs 1904'te İstanbul'da doğmuş, genç yaşta edebiyata yönelmiş ve özellikle şiirleriyle tanınmıştır. İlk dönem eserlerinde sembolizm ve bireysel lirizmin izleri görülürken, zamanla millî-manevi temalara yönelmiş ve dili sadelik ile yoğun imgeler arasında ustaca kullanmıştır. Şiirlerinin yanı sıra tiyatro eserleri, hikâyeler ve denemelerle de edebiyatın çeşitli türlerinde üretken bir kariyere sahip olmuştur. 1950'lerden itibaren edebiyatın yanında fikir ve siyaset alanında da etkili olmaya başlayan Necip Fazıl, “Büyük Doğu” adlı dergi ve çevresi üzerinden muhafazakâr-millî düşüncenin gelişmesine katkıda bulunmuştur. Dini ve kültürel uyanış çağrıları, entelektüel tartışmalardaki yeri ve öğrenciler üzerindeki etkisi, onun Türk düşünce hayatındaki kalıcı izlerinden bazılarıdır. Hayatı boyunca tartışmalı görüşleri ve sert söylemleriyle de dikkat çekmiş, 25 Mayıs 1983'te vefat etmiş; ardında geniş bir eser bütünü ve farklı kuşaklar üzerinde süren etkiler bırakmıştır.
Sözler (73)
"Her felsefe mektebi, öbür mektebinin yanlışını çıkarmak için faydalıdır; kendi hakikatiyle değil..."
"Büyük tefekkür plânında ve büyük içtimai sistemde milletçe zayıf olduğumuzu söylebilmemiz lâzım."
"Nitekim Nâsır'ın karşısında halis kahramanlardan bir büyük Şehit görüyoruz: Seyyid Kutup. Seyyid Kutup, takınmış olduğu sosyalizma tavrı ve büyük sahabî Hazret-i Osman'a dil uzatmış olma felâketinden …"
"Doğrudan doğruya söylüyorum: Lâiklik bize göre samimi ve hakiki bir kelime değildir. Kutup ayısını, hurma ağacının ikliminde besleyemezsin!"
"Tanzimattan beri devam eden sahte inkılâplar ve bu inkılâpların türettiği sahte kahramanlar, dâvâmızın, müşahhas plânda baş meselesidir."
"Mesele, Batı'yı anlamak. Dâvanın en nazik istikâmeti, bütün mâzi ve tarih hükümlerinin özü ve halinde bugün Doğu'nun Batı'ya karşı nasıl bir anlayış tavrı takınacağında."
"Şahsiyeti, Fransızların nişaniyle mükâfatlandırılan Tanzimat'ın Mecelle'sine karşılık, boyacı küpü tercüme kazanına sokulup çıkarılmış İsviçreli Türk Medeni Kanunu nedir?"