Paul Auster

Paul Auster

1947 - 2024

Paul Auster (d. 1947) çağdaş Amerikan edebiyatının önde gelen romancılarından, denemecilerinden ve senaristlerinden biridir. 3 Şubat 1947’de Newark, New Jersey’de doğmuştur ve özellikle kimlik, rastlantı, bellek ve anlatı yapısının iç içe geçtiği eserleriyle tanınır. 1980’lerden itibaren yayımladığı eserler, postmodern kurgu geleneği içinde geniş bir okur kitlesi ve eleştirel ilgi kazanmıştır. Auster’ın en bilinen çalışmaları arasında The New York Trilogy (City of Glass, Ghosts, The Locked Room), The Invention of Solitude, Moon Palace ve The Music of Chance gibi roman ve denemeleri bulunur. Eserlerinde sıkça rastlantısallık, yazar-kurgu ilişkisi ve kimlik sorgulamaları gibi temaları işler; anlatı yapısını deneysel yollarla zorlayan bir üsluba sahiptir. Yazarlığının yanı sıra sinema ile de ilişkisi vardır; çeşitli film projelerinde senaryo ve ortak yapım katkıları yapmıştır. Auster, eserleri pek çok dile çevrilmiş ve uluslararası edebiyat çevrelerinde etkili bir figür olarak kabul edilmiştir.

Sözler (17)

"Büyük adamların duyguları da büyük olur."

"Yalnızca kentte değil, kendi içinde de kayboluyordu."

"Ben, insanın, diğer yüzünü görünce ilkini hatırlamam."

"Gerçek daima hayal edebildiğimizin çok daha ilerisindedir."

"Benim hiçbir şeyim yok. Doğru insana rastlanmadım hepsi bu."

"Elinden tutar gibi yapıp, aslında itenlerdir insanı hayata küstüren."

"İnsan kendisine inanan birini bulmazsa bu dünyada asla bir şey başaramaz."

"Makyajın amacı, güzelliği göstermektir; ama çok makyajın amacı, yüzünü gizlemektir."

"Hepimiz günün birinde öleceğiz. Yaşam tehlikelerle dolu; ama bu bizi yaşamaktan alıkoymamalı."

"Artık insanları tanımak için zaman kaybetmiyorum; nasıl olsa onlar zamanı gelince kendilerini tanıtıyorlar."

"İnsan olabildiğince az şeyle yetinmeye alışmak zorunda. Ne kadar az şey istersen o kadar azla yetinebilirsin."

"Mutsuz değil, beceriksizim; sizin gibi mutlu olduğumu sanmayı beceremiyorum."

"Bir güzellik yap kendine! Ve sadece sahip olduklarını düşün; mutlu ol onlarla! Sahip olamadıkların üzülsün senin olmadıklarına."

"Çok gereksiz şeyleri çok düşünüyorum. Sanırım o yüzden sürekli aklımdasın."

"Dünyadaki gerçek yerim kendimin ötesinde bir yer oluvermişti ve bu yer benim içinde olsa bile, yeri tam tamına belirlenemezdi."

"Kent de böyle işte. Herhangi bir sorunun yanıtını biliyorum, diye düşündüğün anda, artık sorunun bir anlamının kalmadığını fark edersin."

"Sizi tatlı kılacak kadar mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acınız ve sizi kullanmalarına fırsat vermeyecek kadar umudunuz."